^.....................
Belki inanmayacaksınız.
Belki deli diyeceksiniz.
Allah şahittir ki, kendimi defalarca aradım.
Hat meşgul.
Bazen de
“Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor.”
Sanki çok İngilizce biliyorum da sekreter hanım şöyle diyor:
“The person you are trying to reach is currently unavailable.”
A dostlar!
Lütfen kınamayın. Dalga geçmeyin.
Kendimi arıyorum ama bulamıyorum.
Kendime ulaşamıyorum.
İnsanlık namına sesleniyorum:
Beni bulan varsa, beni bana bildirsin!
Garip olan şu ki, yıllardır kendimden başka her şeyi arıyorum.
Bir yerlere yetişiyorum, insanlara yetişiyorum, telefonlara yetişiyorum, işlere yetişiyorum, hayatın bitmeyen telaşına yetişiyorum.
Ama kendime bir türlü ulaşamıyorum.
Günler birbirini kovalıyor.
Takvimden yapraklar düşüyor.
Fakat ben, bütün bu telaşın içinde kendimden biraz daha uzaklaşıyorum.
Bazen durup kendime soruyorum:
Ben kimim?
Nereden geliyorum?
Nereye gidiyorum?
Şu anda neredeyim?
İçimdeki insan kim?
Ben mi hayatı yaşıyorum, hayat mı beni yaşıyor?
Kendimle en son ne zaman konuştum?
İnsanlara gösterdiğim “ben” ile içimdeki “ben” aynı mı?
Çocukluğumdaki ben, bugün karşıma çıksa beni tanır mı?
Kendime göre mi yaşıyorum yoksa başkalarının beklentilerine göre mi yaşıyorum?
İnsanların istediği kişi miyim yoksa olmak istediğim kişi mi?
İnsanın kendisine soracağı en ağır soru şudur:
Devamı bir sonraki yazıda…
Next