.......................

KİMLER İFLAS ETTİ

Hukuk dilinde iflas; vadesi gelen borçlarını ödeyemeyen kişi ya da şirketin, mahkeme kararıyla aciz hâlinin ilan edilmesidir. Böyle kimselere de müflis denir.

Peki, size bir soru...
Bu ay ya da bu yıl kaç firmanın iflas ettiğini biliyormusunuz?
Bu cümleyi duyunca hepimizin aklına aynı soru geliyor:
"Acaba hangi şirket battı?"
Çünkü biz iflası yalnızca ekonomiyle ilgili bir kavram sanıyoruz.

Oysa asıl iflas, bilançolarda değil; vicdanlarda yaşanıyor.

Bugün aile kurumu yara alıyorsa, akrabalık bağları kopuyorsa, anne babaya hürmet unutuluyorsa,
Bu bir iflastır.

Mahkeme duvarlarında "Adalet mülkün temelidir." yazıyor ama hayatta adalet herkese eşit işlemiyorsa, bu bir iflastır.

Ahlaklı insanlar, ahlaksızlardan daha korkak hâle gelmişse, bu bir iflastır.

Eğitim, her gelenin bozup yeniden yaptığı bir deneme tahtasına dönüşmüşse, bu bir iflastır.

Edep, haya, ar ve namus alay konusu oluyorsa, bu bir iflastır.

Sabır sözlüklerde kalmış, tahammül hayatımızdan silinmişse, bu bir iflastır.

Söz vermenin, ahde vefanın ve güvenin değeri kalmamışsa, bu bir iflastır.

AVM'ler dolup taşıyor, kafelerde boş masa bulunamıyorsa; üreten değil, tüketen bir toplum hâline gelmişsek, bu bir iflastır.

Kütüphaneler dolu ama kitaplar tertemiz duruyor, buna karşılık kafeler her gün biraz daha kalabalıklaşıyorsa, bu bir iflastır.

Yeşil alanları betona teslim etmişsek, doğayı tüketmişsek, bu bir iflastır.

Her yıl yeni hastaneler açıldığı hâlde insanlar aylarca randevu bulamıyorsa, hastalıklar azalmak yerine artıyorsa, bu bir iflastır.

Aynı apartmanda yaşayan komşular birbirini tanımıyor, bu bir iflastır.

Yanındaki bayana bakılınca kıskançlık yüzünden öldürebilecek kadar öfkelenen kişi, sosyal medyada o bayanın boy boy fotosunu paylaşıyor. Bu bir iflastır.

Zıt siyasi düşüncelere sahip vekillerin mecliste birlikte oturup yemek yiyip içiyor. Kürsüye çıkınca da birbirini düşman ilan etmesi bir iflastır.

Sömürü düzeni üzerine kurulu bankaların yüksek kâr elde etmesi bir iflastır.

Gündüz kuşağı programlarının ahlaksızlığı reyting uğruna normalleştirmesi bir iflastır.

Allah adına kurulmuş bazı vakıf ve cemaatlerin, Allah adına yalanı meşrulaştırması ise en acı iflaslardan biridir.

Fakirin zengin görünmeye çalıştığı, gösterişin gerçeğin önüne geçtiği bir toplum da iflas etmiştir.

Kısacası...
İflas eden yalnızca şirketler değildir.
Toplum da iflas eder.
Ahlak da iflas eder.
Adalet de iflas eder.
Vicdan da iflas eder.

Ekonomik sebeplerle iflas edenler, mahkemelerin iflas masasına başvururlar.
Peki ya ahlakını, adaletini, vicdanını, aile yapısını ve insanlığını kaybetmiş bir toplum...
Hangi mahkemenin hangi masasına başvuracak?

İşte ben bunun cevabını bilmiyorum.

Sahi... Bilen var mı?

Selam ve dua ile