..................................

İnegöl’ü kaç manevi direk ayakta tutuyor, bilmiyorum.

İnegöl’ün bir manevi bir direği devrildi.

Belki kimse fark etmedi.
Hayat yine devam ediyor.
Ama ben biliyorum…
Bir şey eksildi.
Bir nefes eksildi.

Bazı insanların yokluğu,
Kalabalıkların içinde bile insanı yapayalnız bırakıyor.


Beni sürekli çağırırdı.
İlhan Efendi! İlhan efendi!
“Gel yamacıma yanaş.” derdi.
Ben de gider, yanına sokulurdum.
“Hele de bakayım…” derdi.
“Yetimlerden, mazlumlardan, gariplerden ne haber var?”
Gazze’yi, Afrika’yı, Suriye’yi…
Mazlum coğrafyaları anlatırdım.
O ise dinlerdi…
Sonra başını öne eğer dizine vururdu.
“Hayıflanırdı. “Deme be…” derdi.
Ve ağlardı.
Ve beni de ağlatırdı.

Sanki dünyanın bütün acıları yüreğinden geçiyordu.

Sanki yetimin ve mazlumun gözyaşı onun gözlerinden akıyordu.

Bir evi vardı.
Hayattayken onu Allah yolunda bağışladı.
İnsanların şifa bulması için dualar ederdi.
İnsanların ona verdiği hediyeler ile birlikte maaşının neredeyse yarsını bana verirdi.

“Git…git… çabuk git. Ve dağıt.”
“Benden de selam söyle.
Yetimlere ve mazlumlara” derdi.

Ramazan’da Sabah namazıyla başlar,
Yatsı namazıyla Kur’an’ı baştan sona ezbere okurdu.
Çok güçlü bir hafızdı.

Rabbim ona evlat sevgisini nasip etmedi.
Belki hayatının bazı imtihanları ağırdı.
Belki geceleri kimsenin bilmediği acılarla baş başa kaldı.

Ama Rabbim ona manevi başka çok şeyler verdi.


Cenaze namazında oradaydım.
Etrafa çok güzel bir koku yayıldı.
Tarif etmek zor. Sanki hava değişti.
Sanki yer ile gök arasında başka bir âlem açıldı.
Belki de o güzel koku,
Bize görünmeyen bir güzelliğin yeryüzüne düşen kokusuydu.

Bu adam dünyaya bağlanmadı.
Kur’an’la yaşadı.
Yetimi, mazlumu, garibi düşünüyordu.
Kendisine verileni başkasına verirdi.
Allah’ın rızasını arayarak yaşadı.
Biz de onun hakkında hüsnüzan ediyoruz.

Ve Rabbimizin şu müjdesine sığınıyoruz:

“Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır.”
(el-Beyyine, 98/8)

Sanki iyiler gidiyor.
Sanki dünya biraz daha sessizleşiyor.
Sanki birer birer ışıklar sönüyor.

Kabrin cennet bahçelerinden bir bahçe olsun.
Makamın âlî olsun.
Kur’an yoldaşın olsun.

Ey Hafız Osman Nuri Korkmaz hoca…

Selam ve dua ile…