.....................
DEVLETE KAPAĞI ATMAK...
Geçen gün bir devlet dairesine erkenden gittim.
Mesai saati geldi.
Ama ortalıkta kimse yok!
Biraz sonra bir iki kişi geldi.
Biraz daha bekledim…
Birkaç kişi daha geldi.
Derken yarım saat geçti.
Personeller yavaş yavaş gelmeye başladı.
Mesai çoktan başlamıştı ama çoğu hâlâ işe gelmemişti.
Sonra düşündüm:
Bu nasıl bir çalışma anlayışı?
Özel sektör giriş ve çıkışlarda
Parmağını basar.
Ve işe gitmediğinde maaşından kesilir.
Çünkü patron;
Verdiği ücretin karşılığını ister.
Sabah geç gel…
Öğle arasına erken çık…
Öğle arasından geç dön…
Akşam mesai bitmeden toparlanıp çık…
Sonra da ay sonunda maaşını eksiksiz al.
Hak mı?
Hukuk mu?
Adalet mi?
Helal mı?
Ahlak problemi mi?
86 milyonun Kul hakkı değil mi?....
Buna ne denir?
Vatandaşın işi aksıyorsa, bunun hesabını kim verecek ve kim alacak?
Bütün kamu çalışanlarını aynı kefeye koymuyorum.
Mesai saatlerine riayet eden
Vatandaşın işini çözmek için uğraşan…
Görevini namus bilen…
Memurlar elbette var.
Mazeretsiz derse girmeyen öğretmen girmediği dersin ücretini iade ediyor mu?
Bir imam camiye gitmediği bir vaktin ücretini iade ediyor mu?
Devlet memurları ve görevlileri….
Eksik yaptığı görevin bedelini iade etmiyorsa bu helal mı?
Ama hiçbir kamera…
Hiçbir parmak izi cihazı…
Hiçbir amir…
İnsanın vicdanının yerini tutamaz.
Mesele ne kadar kazandığımız değil, neyin karşılığında kazandığımızdır.
Selam ve dua ile…
Next