........................................................
20 yıl önce mi daha iyiydik,
Yoksa bugün mü?
Gençlerimize bakıyorum…
Ahlakımıza bakıyorum…
Edep ve haya anlayışımıza bakıyorum…
Ailelerimize, maneviyatımıza bakıyorum.
Sonra dönüp bugünün imkânlarına bakıyorum.
Her şeyimiz çoğalmış.
Vakıflarımız, derneklerimiz, cemaatlerimiz…
Camilerimiz, Kur’an kurslarımız…
İmamlarımız, müezzinlerimiz…
Okullarımız, öğretmenlerimiz…
Her alanda imkânlarımız artmış.
Şimdi daha güçlüyüz.
Daha fazla imkâna sahibiz.
Ama….
Gençlerimiz neden daha ahlaklı olmadı?
Neden daha huzurlu aileler kuramadık?
Neden boşanmalar artıyor?
Neden icra dosyaları çoğalıyor?
Neden lüks tüketimin ve gösterişin hastası olduk?
Neden israf hayatımızın merkezine oturdu?
Neden Ailelerimiz dağılıyor?
Neden Uyuşturucu aldı başını gidiyor?
Neden edep ve haya yoksunu olduk?
Neden?... Neden?... Neden?...
Dini anlatıyoruz.
Ama dinin istediği; vicdanı, adaleti, merhameti, emaneti, dürüstlüğü ve kul hakkını hayatımıza taşımıyoruz.
Mesele cami okul vakıf ve dernek sayımız değil.
Mesele kaç insanın kaç çocuğun buralardan talim terbiye ahlak ve maneviyatı hayatına taşıdığıdır.
Tüm bu imkanlarımıza rağmen;
Yalan, Kul hakkı, haksızlık, israf, ahlaksızlık, adaletsizlik, insafsızlık, görgüsüzlük, edepsizlik, hayasızlık, vicdansızlık, insafsızlık… azalmıyorsa
Bir yerde eksik olan bir şey var demektir.
Bir yerde ciddi bir yanlışlık var.
Bir yerlerde hata ediyoruz.
20 yıl önce imkanlarımız azdı belki.
Ama bazı şeyler daha zengindi.
Komşuluk, Kanaat, Mahremiyet…
Edep, Saygı, Sabır, ahlak maneviyat gibi insani vasıflarımız vardı.
Bugün imkânlarımız çok arttı.
Ama insani vasıflarımız azaldı.
Maddemiz büyüdü, maneviyatımız küçüldü.
Belki de en büyük kaybımız burada.
Artık dürüst olalım.
Bir şeyler yolunda gitmiyor.
Hem de çok şey yolunda gitmiyor.
Bunu görmek için uzağa bakmaya gerek yok.
Sokağa, Aileye, gençliğe bakın.
Topluma bakın.
Biz gerçekten ilerliyor muyuz?
Yoksa…
Daha hızlı bozuluyor muyuz?
İmkân geldi. Konfor geldi.
Tüketim geldi. Teknoloji geldi…
Kanaat gitti…Mahremiyet gitti.
Edep gitti…Sabır gitti...
Komşuluk gitti…Aile huzuru gitti...
Maneviyat gitti…Vicdan gitti.
Dünyamız zenginleşti, insanlığımız fakirleşti.
Asıl kaybımız belki de budur.
Bir ülkenin gerçek kalkınması;
Ahlakıyla, ailesiyle, gençliğiyle, adaletiyle ve vicdanıyla ölçülür.
Yoksa iyi yönetilemiyor muyuz?
Ya da ne isek onunla mı yönetiliyoruz?
Selam ve dua ile…
Next