İnegöl’ün Kaderi mi, Yoksa Siyasetin Üstünlüğü mü? İ

İnegöl’ün hayalleri bir bir suya düşüyor. Yıllardır il olma umuduyla Ankara’dan gelecek bir haberi bekliyor. Plakası bile konuşuluyor; 82 veya 83 deniliyor ama İnegöl istediğini bir türlü alamıyor.

Geçtiğimiz yıllarda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuyu gündeme getirmesi, İnegöl başta olmak üzere birçok ilçede heyecan yarattı. Bu çıkışın ardından İnegöl’de yürüyüşler düzenlendi, platformlar oluşturuldu. İl olmak için gereken hazırlıklar zaten yıllar önce yapılmıştı. Her kesim aynı düşüncede birleşti; tek yürek, tek ses oldu: Biz il olmak istiyoruz.

İnegöl, ekonomiye yaptığı katkıyla kendini zaten kanıtlamış durumda. İhracatı, mobilyası, köftesi, kaplıcası… Ne ararsanız Allah bu ilçeye vermiş. Ancak gelgelelim, Devlet Bahçeli’nin iki gün önce yaptığı açıklamada il olması için tek tek saydığı 19 ilçenin arasında İnegöl’ün adı yoktu.

Konu, ulusal ve yerel basında geniş yankı buldu. İnegöl’deki sivil toplum kuruluşları ve muhalefet partileri hem tepki gösterdi hem de birlik çağrısında bulundu. Fakat iktidar kanadından ses çıkmadı. İktidara yakın olan MHP’den ise birlik çağrısı geldi. Belediye başkanı da söz konusu listenin önemli olmadığını vurgulayarak il olacak ilçeler listesinin başında İnegöl’ün yer alacağını ileri sürdü.

Peki, İnegöl’ün sesi yalnızca kendi içinde mi kalıyor? Ankara’da bizi gören var mı, yoksa yok mu sayılıyoruz? İnegöl’ün il olması Bursa’dakilerin işine mi gelmiyor? Birileri İnegöl’ün önünü kesmek için elinden geleni mi yapıyor? Bu sorular İnegöllülerin zihnini meşgul ediyor.

Görünen o ki İnegöl’ün il olma hayalleri şimdilik suya düştü. Kimse kimseyi kandırmasın. Ankara şu an bizi görmüyor, görmezden gelmeye devam ediyor. İktidar da kendi açığını kapatmak için kendince bir yol bulup vatandaşları oyalamayı sürdürecek.

Baskı yapılmazsa ve İnegöl bu kez de treni kaçırırsa bir daha il olmayı rüyasında bile göremeyebilir. Kendi göbeğimizi kendimiz kesmezsek yalnızca kendi aramızda konuşmakla kalırız. Ankara’nın bu sesi duyması için seçilen milletvekilleri, iktidar ve iktidara yakın partiler harekete geçip baskı yapmalı. Halk da sesini yükseltmeli ki Ankara artık bizi görsün.

Kısacası, bu rüya artık gerçeğe dönüşmeli. İnegöl’ün kaderini Bursa değil, İnegöllüler belirlemeli.