...........................................................................................

İnegöl medyasının parayla satın alındığı konusu sık sık gündeme geliyor. Her seçim döneminde aynı tartışma başlıyor: Basının kendini parayla sattığı veya satın alındığı iddiaları. Ancak ben şahsen ve kurumum adına bunun kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtiyorum. İlçede yeni bir seçim heyecanı daha yaşanıyor. Birine olumlu bir şey yazsanız hemen para aldığı gerekçesiyle damgalanıyorsunuz. Tam tersi olumsuz bir şey yazdığınızda ise para alamadığı için öyle yazıyor diye etiketleniyorsunuz. Para gelip geçici ama onur ve şerefin kalıcı olduğu unutulmamalı. Birileri kendini tanıtmak veya reklam yapmak istiyorsa elbet bunun bir bedeli olacaktır. Ancak bu iş, fiyatı ben belirlerim tarzında yanlış yapılmamalı. Bu tutum, medyanın birkaç kuruşa satıldığını iddia eden dedikodulara yol açıyor.

Benim yapımda kimseyi memnun etmek için gazeteciliğimi satmak yoktur. Allah şahittir ki şerefimi, onurumu bugüne kadar parayla satmadım ve bundan sonra da satmayacağım. 25 yıllık meslek deneyimimle konuşuyorum; Rızık Allah'tan gelir, biz ise helalini kazanma mücadelesi veririz. Dilersen verir, dilemezse vermez, bunu sorgulamak da bizim işimiz değil.

Örneğin İnegöl Belediyesi, basına sağladıkları işler ve reklamlar için ödeme yapıyor. Bir dönem bize de ödeme yapıldı, olumlu haberlerin yanı sıra olumsuz haberler de verdik. Ancak Toki ile ilgili bir haberimiz bazılarını kızdırdı ve ayar verilmeye çalışıldı, ancak istediğini elde edemeyenlerin tepkisiyle karşılaştık. Sonuç olarak, belediye yıllardır hem bana hem de kurumumuza ambargo uyguluyor. Yine de bu durum bizi engellemiyor; her türlü habere, karşılık beklemeden yer vermeye devam ediyoruz.

Şunu belirtmem gerekir ki ben ve kurumum satılık değiliz. Kendini tanıtmak isteyenler elbette ki bunun bedelini ödemek zorunda. Kimse beni kullanarak bir mevkiye çıkamaz; ben kimsenin basamak taşı değilim. Herkes haddini bilmeli; kimseden para talep etmedim, etmem de. Ancak rekabete girerken bana reklam tabelası muamelesi yapılamaz.

Özetle her şey karşılıklı çıkar ilişkine dayanıyor. Kimse fiyatı ben belirlerim ya da ne diyorsam o olur diyemez. Hak ve hukuk çerçevesinde insanları aşağılamadan doğru olanı yapmak lazım. Olumlu haberlerde nasıl eşit yer veriyorsak, olumsuz haberlere de aynı şekilde yer vermek zorundayız. Ben ve kurumum satılık değiliz; olumlu bir gelişmeye nasıl yer veriyorsak, İnegöl'ün sorunlarına da yer vermeye devam edeceğiz. Aklınızda bulunsun.