.............................

İskoç futbolunun unutulmaz figürlerinden Bill Shankly'nin ünlü sözüyle başlayalım: "Bazı insanlar futbolu ölüm kalım meselesi olarak görüyor. Oysa futbol bundan çok daha önemlidir."

Dünya Kupası finali, futbolun ötesine taşındı ve adeta insanlığın sahadaki ölüm kalım mücadelesine dönüştü. Neden mi? Çünkü dünya, sahadaki İsrail'i yakından takip etti. Arjantin, birçok futbolseverin gözünde, İsrail’in uluslararası arenada temsil ettiği dokunulmazlığı ve kibiri sahada sergiledi.

Başka futbolcuların yapması halinde kırmızı kartla cezalandırılacak hareketler karşısında Sloven hakem, adeta "Gördüm ama görmezden gelmem gerek" dercesine davrandı. Bu, Gazze’deki trajediyi izleyen Birleşmiş Milletler gözlemcilerini anımsattı. İspanyol futbolcular, kuralların maç esnasında değiştirildiği bir ortamda, hem FIFA'yı hem de saha dışından gelen müdahaleleri aşarak Arjantin’i mağlup etti.

Filistin konusunda açık bir tavır alan Lamine Yamal ve İspanya halkı, İsrail’in Gazze’deki olaylarına karşı sesini yükseltti. Diğer yanda ise Netanyahu’nun desteğini alan Arjantin ekibi vardı. FIFA’nın içine çekildiği siyasi karmaşayı görmezden gelenlerin eleştirilerine rağmen, İspanya, Arjantin’i yani futbolun İsrail’ini etkili bir şekilde diskalifiye etti.

Yamal ve arkadaşları başları dik bir şekilde kupayı kaldırırken, Messi ve arkadaşları dünyanın öfkesiyle evlerine döndüler. "Mısır-Arjantin maçından sonra 'Top yuvarlak değil' demiştim" ifadesi bugün de geçerli.

Top yine yuvarlak değildi! Ancak İspanyol futbolcular azim ve yetenekleriyle "o köşeli topu" kaleye sokmayı başardılar. Sonuçta Netanyahu yenildi. Ben-Gvir yenilgiye uğradı. Siyonistler, Filistin yanlısı bir halkın zaferini izlemek zorunda kalacaklar.

En azından bunun keyfini çıkarmalıyız, öyle değil mi?