...........................
Geçtiğimiz aylarda, Kurban Bayramı çalışmaları kapsamında Somali’ye gitme fırsatımız oldu. İnegöl Yardım Derneği, bu faaliyete tanıklık etmemiz ve kurban çalışmalarını yerinde izlememiz için bu görevi bizlere verdi.
İnegöllüler, yardım kampanyasına büyük destek verdiler. İnegöl’den İbrahim Demir kardeşimle Somali’ye gittik. Arefe gününden bir gün önce yola çıktık ve 7 saatlik uçuşun ardından Somali’ye indik. Afrika’ya ilk kez gitmenin heyecanını yaşadık. İlk olarak, alınan kurbanları yerinde gördük ve ertesi gün bayram namazının ardından kurbanları tek tek kesip emanetleri sahiplerine ulaştırdık.
Üç gün boyunca toplam 180 büyükbaş hayvan kestik. Türkiye’den birçok dernek ve sivil toplum kuruluşu da oradaydı. Emanetleri yerinde teslim etmenin mutluluğunu yaşarken, gelenler İnegöl’den bu kadar çok kurban kesimini görünce şaşırdılar. Ancak İnegöl her zaman üzerine düşeni yapıyor. Bölgedeki kurban çalışmaları kapsamında, kamplarda kurban etleri, bayramlıklar ve çocuklara hediyeler dağıtıldıktan sonra Somali’yi gezme fırsatı bulduk.

Türkiye’ye karşı özel bir ilgi var, bu da bizi mutlu etti. Türkiye’nin hastane yaptırdığı ve Türk doktorlarının görev yaptığı bölgede, geleceğe dair umutları olan bir halk var. Yıllarca sömürgecilerin hedefi olan bu bölgelerde halk yeniden ayağa kalkmak için çaba gösteriyor. Somali’de her yerde asker ve polis görmek mümkün, ancak çok sayıda silahlı adam da var. Her yerde güvenlik kontrolünden geçmeden girmeniz imkansız, çünkü yakın zamanda seçimler var. Halk, sömürgecilere değil kendilerine hizmet edecek liderleri seçmek istiyor.
Zor bir süreçten geçiyorlar ama umutlarını kaybetmiyorlar. Dış dünya ile bağlantıları yıllar boyunca kopan topluluk, yeni dünyayı yeni yeni keşfetmeye başlıyor. Bölgede sömürgeciler hâlâ etkili; ABD, İngiltere, BM ve daha birçok ülke var. Sözde halka yardım amacı altında ülkeyi soyup soğana çeviren bu topluluklar mevcut.
Bölgede Türkiye de var ve Türk askeri üssü halka ayrı bir değer katıyor. Yabancılardan hoşlanmayan Somalililer, Türkiye’yi ve Türk askerini seviyor ve güveniyorlar. Birlikte güçlenip Afrika’da söz sahibi olacaklarına inanıyorlar. Ancak öncelikle kendi iç karışıklıklarını çözmeleri gerekiyor.
Bölgede 20’den fazla büyük kabile var ve bu kabilelerin birleşip sömürgecilerden kurtulup kendi ayakları üzerinde durmaları, kaynaklarını önce kendi halkına ardından dünyaya ihraç etmeleri gerekiyor. Bunlar zor değil, birlik ve beraberlik sağlandıktan sonra. Ülkenin maalesef kendi para birimi yok. Piyasada dolar prevalansta, ancak daha çok sanal para kullanılıyor. İngilizlerin kurduğu sistemle telefon üzerinden para akışı sağlanıyor; böylece yine kazanan İngilizler oluyor. Hayat çok pahalı; 300 ml su 1 dolar, küçük bir ekmek 1 dolar… Sistemin kazananı yine yabancılar.
Somali, Afrika kıtasının doğusunda yer alan eşsiz bir bölge. Hint Okyanusu'nun kenarında, dünyanın en güzel balık çeşitlerine ev sahipliği yapar. Buradaki okyanus balıkları arasında ton balığı gibi birçok tür bulunur ve bu zenginlik, geçim kaynağı açısından büyük bir fırsat sunar. Ancak ne yazık ki, bu ihtişamın ortasında fakirlik yaygındır.

İngilizler yıllar boyunca Somali'den balık avlayarak büyük kazanç sağladı, ancak geride halkı aç bıraktılar, umutlarını yıktılar ve geçim kaynaklarından mahrum ettiler. Balıkların halkın önünden alınıp götürüldüğü bir ortamda, doğru bilgi yerine yalanlar yayarak "balık yiyenin öleceği" gibi saçma hikayeler oluşturup Somali halkını köleleştirdiler ve zenginliklerini sömürdüler. Günümüzde Somali halkı, geçmişin bu acımasız politikalarını geride bırakarak kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Balıkçılığı canlandırmak ve ihracat yaparak ekonomik bağımsızlık kazanmak için uğraşıyorlar.
Ancak şimdi de başka bir tehdit ortaya çıkıyor: Teknoloji bağımlılığı. Sömürgeci stratejilerle popülerleştirilen TikTok gibi platformlar, ucuz internet erişimi ile aile yapısını tehdit ediyor ve insanları izole etmeye çalışıyor.
Bu tür teknolojiler, yalnızca İslam ülkelerinde değil, tüm dünyada sosyal ilişkileri ve değerleri derinden etkiliyor. Eğer kontrol edilmezse Somali için de önemli sorunlara yol açabilir. Somali'nin içinde barındırdığı zenginlikle çelişen bu sefalet durumu, cesur ve umutlu halkını sürekli olarak mücadeleye zorluyor. Ancak asıl suç kimde? Bu şartları yaratıp sürdüren yöneticilerde mi, yoksa bu duruma sürüklenen halkta mı? Bunlar üzerine düşünülmesi gereken sorular...
Next