BAKKALLAR ODASI BAŞKANI İNKAYA’DAN E-TİCARET AÇIKLAMASI
İnegöl Bakkallar Odası Başkanı Hakan İnkaya, makamında düzenlediği basın toplantısında bakkalların perakende sektörü içindeki konumu, e-ticaretin etkileri ve şehir planlamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İnkaya, Osmanlı döneminden bu yana mahalle bakkalının tarihsel rolüne dikkat çekerek günümüzde yaşanan dönüşümü rakamlarla ortaya koydu.
İnkaya, bakkal kavramının Osmanlı döneminde "bakkal-ı mahallat" olarak geçtiğini, kelimenin kökünün de "bakla" sözcüğünden geldiğini ifade etti. Bakkalların tarihsel süreçte mahallenin bekçisi ve halka karşı sorumlu bir esnaf grubu olarak tanımlandığını belirtti.
Konuşmasında perakende kavramına da değinen İnkaya, tüketicilerin aldığı mal ve hizmetlerin tamamının perakende faaliyeti kapsamında değerlendirildiğini, sağlık ve avukatlık hizmetlerinin de bu çerçeve içine girdiğini söyledi.
MARKETLER VE BAKKALLAR ARASINDAKİ DENGELER
İnkaya, mesleğe başladığı yıllarda Koç ve Sabancı gibi grupları meslektaşları olarak gördüğünü, günümüzde ise Amazon'un kurucusu Jeff Bezos gibi küresel aktörlerin perakende alanında öne çıktığını dile getirdi. TPDK kayıtlarına göre bazı büyük perakende zincirlerinin ve sermaye gruplarına ait mağazaların bakkal statüsünde tescilli olduğunu, Murat ve Ali Ülker’e ait 90 mağazanın yanı sıra A101, Migros ve Carrefour gibi zincirlerin de bakkal olarak kayıtlı bulunduğunu aktardı.
Haziran 2006 TPDK sigara satış kayıtlarını incelediğini belirten İnkaya, bazı ilçelerde market sayılarının bakkal sayılarının üzerinde olduğunu kaydetti. Buna göre İstanbul Beylikdüzü’nde 338 markete karşılık 124 bakkal, Bursa Nilüfer’de 453 markete karşılık 287 bakkal, İstanbul Kadıköy’de 391 markete karşılık 236 bakkal, Esenyurt’ta 536 markete karşılık 411 bakkal, Ankara Çankaya’da ise 725 markete karşılık 605 bakkal bulunduğunu aktardı.
ŞEHİR PLANLARI VE MAHALLE BAKKALI
İnkaya, modern kentleşme süreçlerinde bakkalların yeni yerleşim alanlarında yer bulmakta zorlandığını söyledi. Kentlerin eski merkezlerinde bakkalların yoğunlaştığını, yeni uydu kentleşme alanlarında ise bakkal işletmelerinin açılmadığını belirtti. Bu durumu şehir planlarıyla ilişkilendiren İnkaya, esnaf için yer ayrılmadığında yüksek kiralar nedeniyle işletme açmanın zorlaştığını ifade etti.
Örnek olarak İstanbul Beylikdüzü Akşemsettin Mahallesi’nde 8 bin nüfusa rağmen bakkal bulunmadığını, Bursa Nilüfer’de 19 Mayıs ve 100. Yıl mahallelerinde toplam 23 bin nüfusa karşın bakkal olmadığını dile getirdi. Ankara Çankaya’da bazı mahallelerde de benzer durumun yaşandığını söyledi.
İnkaya, tarihçi Halil İnalcık’ın kentlerin yalnız fiziki yapılar değil, tarihsel bellek ve toplumsal ilişkilerin birikimi olduğuna dair ifadesine atıf yaparak, mahalle bakkalının bu ilişkilerin kurulduğu mekânlardan biri olarak görüldüğünü aktardı. Türk Dil Kurumu’nun 2024 yılı kelimesi olarak "kalabalıkta yalnızlık" ifadesini seçtiğini, mahalle ve esnaf ilişkilerinin zayıflamasının bu bağlamda ele alındığını belirtti.
MARKETLER KANUNU, PAZAR GÜNLERİ VE E-TİCARET
İnkaya, kamuoyunda tartışılan marketler kanunu ve pazar günü çalışma düzenlemeleriyle ilgili görüşlerini de paylaştı. Marketlerin pazar günleri kapatılması yönünde bir düzenleme yapılması halinde bu bölgelerde bakkal açılmadığı sürece boşluğun devam edeceğini söyledi. E-ticaret sitelerinin ise pazar günü de satışlarını sürdürebildiğini, bu nedenle marketlerin kapalı olması durumunda da e-ticaret yoluyla perakende satışların devam ettiğini ifade etti.
İnkaya, tartışmaların yalnızca marketler ve bakkallar üzerinden yürütülmesinin perakende sektörünün bütününü kapsamadığını, e-ticaretin de sürecin önemli bir parçası haline geldiğini vurguladı.
DİJİTAL KOOPERATİF VE E-TİCARET ÖNERİSİ
İnkaya, yaklaşık dört yıldır "dijital kooperatif" kavramı üzerinde çalıştığını belirtti. E-ticaretin belirli bir süre sonra perakende satışların yaklaşık yüzde 50’sine ulaşacağını öngördüğünü, bu alanda yer almayan esnafın e-ticaret gelirlerinden pay alamayacağını ifade etti.
Bu kapsamda, tüm perakendecilerin ortak olabileceği dijital bir kooperatif yapısının kurulması gerektiğini dile getiren İnkaya, böyle bir modelde e-ticaret platformlarının değil, esnafın merkezde yer almasının hedeflenebileceğini söyledi. Söz konusu yapının geniş kapsamlı bir çalışma ve yüksek bütçe gerektirdiğini belirten İnkaya, bu nedenle sürecin ilgili kurumlar ve kamu otoriteleri tarafından yürütülmesinin uygun olacağını ifade etti.
İnkaya, bakkalların mevcut durumu ve geleceğiyle ilgili olarak hazırladığı 30 sayfalık bir makalenin araştırma sürecinin tamamlanmak üzere olduğunu, çalışmayı ilerleyen dönemde yayımlamayı planladığını da kaydetti.


