Destici'nin "Parti olarak potansiyelimiz yüzde 30" demesi sunucuyu şaşırttı: Fazla iddialı değil mi? Destici'nin "Parti olarak potansiyelimiz yüzde 30" demesi sunucuyu şaşırttı: Fazla iddialı değil mi?

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katılıyor.

Erdoğan'ın açıklamaları:

"SEÇİM TARİHİNİ BELKİ GÜNCELLEYEBİLİRİZ"

2023 yılı inşallah hayırlara vesile olacaktır. Kuruluşumuzun 21.5 yılını ve iktidarımızın 20 yılını geride bıraktığımız şu günlerde yeni bir imtihanın daha eşiğindeyiz. Mevsim şartlarını dikkate alarak belki birazcık öne çekerek tarihini güncelleyeceğimiz 2023 seçimlerinin önemini en iyi sizler biliyorsunuz. 

"HEPSİNİ ÜST ÜSTE KOYUN, ÜÇLE ÇARPIN, AK PARTİ ÜYE SAYISINA YETİŞEMİYORLAR"

Üye sayımızı 2018'de 10 milyon sınırına çıkardık. Yargıtay Başsavcılığı tarafından açıklanan rakamlara göre 11 milyon 240 bin üyeyle girdik. Bunların hepsini üst üste koyun, yetmedi üçle çarpın, yine de AK Parti üye sayısına yetişemiyor. AK Parti'nin üye sayısı artık cumhuriyet tarihimiz boyunca bir siyasi partinin erişebildiği en yüksek üye rakamıdır. Bizim için her yeni üye, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun hayata geçmesine verilmiş ilave bir omuzdur, heyecandır, ekstra bir güçtür. Teşkilatlarımızda üye sayımızı sürekli artırmak için canla başla çalışan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. 

Dünyadaki ve bölgemizdeki her gelişme, ister istemez ülkemizi de etkiliyor. Türkiye'nin diğer ülkelerden farkı, hem bu etkinin olumsuzluklarını en az seviyeye indirecek altyapıya hem de krizleri avantaja çevirecek iradeye sahip olmasıdır. 2012, 2013, 2014 yıllarında hedeflerine uygun zirve yaptığını ülkemizin görüyoruz. 

Dünyanın en büyük 10 ekonomisi hedefine emin adımlarla ilerlediğim süreçte akılla açıklanmayacak hadiseler önümüze çıkmaya başladı. Gezi olayları bahanesiyle önümüze konan talepler bile tek başına resmen Türkiye'ye 'dur' ikazıydı. Biz bu resti görüp yolumuza devam edince 17-25 Aralık yargı emniyet darbe girişimiyle meşru yönetimi devirmeye yönelik kumpaslar devreye sokuldu. Bunu da akamate uğratınca çukur eylemleri ile saldırdılar. Teröristleri açtıkları çukurlara gömünce, sınırlarımızı ve şehirlerimizi hedef aldılar. Yeni güvenlik konseptimizi hayata geçirerek ardı ardına harekatlarla bu oyunu da bozduk. Ordu içindeki hainlerle başlattıkları 15 Temmuz darbe girişimi de milletimizin sinesine çarpıp akamete uğradı. Yönetim sistemimizi değiştirerek mücadeleyi bir üst seviyeye çıkarınca ekonomimizi çökertme tehdidine maruz kaldık. Tedbirlerle bunu da hal yoluna koyarken bu defa dünyadaki krizlerin rüzgarı esmeye başladı. Salgınla başlayan süreç uzunca süredir bizi köşeye sıkıştırmaya, sinsi yol ve yöntemlerle diz çöktürmeye çalışanların ne kadar kırılgan bir siyasi, sosyal, ekonomik ve güvenlik mimarisine sahip olduğunu gösterdi. Rusya-Ukrayna savaşı ile kriz gelişmiş ülkelerin refahları dışında hiçbir şeyi umursamadıklarını bir kez daha ispatladı. 

"GELİŞMELERE GÖRE LİDERLER OLARAK BİR ARAYA GELECEĞİZ"

Bu sabah Sayın Putin ile görüştüm. Etraflıca Rusya-Ukrayna savaşını ele aldık. Türkiye-Rusya ilişkilerini değerlendirdik. Suriye'deki gelişmeler, Rusya-Türkiye-Suriye olarak istihbarat, savunma bakanlarımızın Moskova'da bir araya gelişleri ile süreç başlattık. Ardından dışişleri bakanlarımızı yine 3'lü olarak bir araya getireceğiz. Daha sonra da gelişmelere göre de liderler olarak bir araya geleceğiz. Biraz sonra Zelenski ile yine görüşmem olacak. 

Bir yandan ülkemizin büyüme, kalkınma, gelişme seyrini kesintisiz sürdürecek politikaları, diğer yandan da insanımızı hayat pahalılığına ezdirmeyecek tedbirleri uyguladığımız bir yılı geride bıraktık. Sancıların, belirsizliklerin, sıkıntıların üzerimize bir kara bulut gibi çöktüğü günler de oldu ama mücadeleyi hiç bırakmadık. Tercihimizi ülkemizi büyütme yönünde yapmış olmaktan çok çok memnunuz. Pazartesi günkü kabine toplantısının ardından yapacağımız değerlendirmede bu sürecin ekonomik boyutunu ayrıntıyla milletimize anlatacağız.