Türkiye genelinde 81 ilde faaliyette bulunan 2.650 Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi  50.000 personeli ile 390.000 özel gereksinimli bireye hizmet vermiyodu. Ancak korona virüsü nedeniyle 16 Marttan itibaren buralarda eğitime ara verildi. Eğitim öğretim alamayan binlerce çocuk evlerinde aileleriyle başbaşa kaldı. 50 bin çalışanda işsiz kalırken çalışanlar ve Rehabilitasyon Merkezleri ne yapacakları şaşırdılar.
  Konuyla ilgili açıklama yapan Bursa özel eğitim kurumları derneği başkanı Türkiye özel eğitim kurumları federasyonu yönetim kurulu üyesi Aydın Koç şunları söyledi. Türkiye genelinde 81 ilde faaliyette bulunan 2.650 Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi  50.000 personeli ile 390.000 özel gereksinimli bireye hizmet vermekte. Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin tek gelir kaynağı özel gereksinimli bireylere verilen destek eğitim karşılığı olarak Devlet bütçesinden almakta oldukları ödenekler olup, tüm faaliyetlerini bu ödemelerle sürdürmekte ve başka hiçbir gelir kaynakları bulunmamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Açıklanan Ekonomik İstikrar Paketinde ve daha sonra açıklanan ek önlemler paketinde, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerine yönelik herhangi bir destek veya teşvik bulunmamaktadır. Kurumlarda çalışmakta olan öğretmen ve diğer personellerin maaşları, SGK prim ödemeleri ve vergi ödemeleri, kurum binası kiraları, kredi ödemeleri vb. ciddi gider kalemleri mevcuttur.Bu şartlarda kurumların bu süreci yönetmeleri mümkün görünmemektedir.
  Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri ile mağduriyetin giderilmesi talebi ile yapılan görüşmelerde, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinin yıl içerisinde telafi haklarının olduğu, dolayısı ile korona virüs salgınından korunma tedbirleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı Genelgesiyle eğitime ara verilmesi kararı sebebiyle yapılamayan eğitimlerin daha sonraki dönemlerde telafilerinin yapılarak ödemelerinin alınabileceği dolayısıyla mağduriyetimizin bu şekilde giderileceği ifade edilmiştir.
  Gelinen noktada;
  Telafi eğitimlerinin güçlüğü ve imkansızlığı ile niçin yapılamayacağı konuları ile ilgili durum tespiti yapmak zorunluluğu doğmuştur.Kurumlarımızın programlarda yazılan zaman diliminde eğitime gelemedikleri için verilemeyen dersler için 1 yıl telafi verme hakkı bulunmaktadır. Ancak,oluşan bu olağanüstü tatil durumdan kaynaklı kuruma gelemeyen bireylere çok sayıda telafiyi verebilmek mümkün değildir. Çünkü; Millî Eğitim Bakanlığı’nın ilgili yönetmenliğine göre, öğretmenlerimiz haftada en fazla 40 saat derse girebilmektedirler. Mevcut öğrencilerinin ders yükü ve yine mevcut öğrencilerin geçmiş haftalardan gelen telafileri sebebiyle bu haftalık 40 saat ders yükleri çoğu zaman dolmaktadır. Yani bir öğretmenin 40 saatlik çalışma süresi kendi öğrencilerinin dersleri ve telafileriyle dolmaktadır.Dolayısıyla çok sayıda telafiyi, 1 yılda da olsa verebilmek mümkün değildir.
  Bu temel problemin yanı sıra yaşanabilecek diğer zorluklar da; - Eğitim-öğretim başladıktan sonra korona virüsün etkilerinin hemen geçmeyeceği, dolayısıyla devamsızlıkların olacağı öngörülen bir durumdur.
  Normalleşmenin hemen sağlanamaması telafileri bırakın, mevcut derslerin bile verilmesini zorlaştıracaktır. Kurumlarımızda çalışacak eğitim personeli sıkıntısı hali hazırda yaşanmaktadır. Bakanlığımızın yaptığı son atamalarla % 30 oranında personelimiz atanacak ve daha önceki atamalarda olduğu gibi bu sıkıntı hat safhaya ulaşacaktır. Öğrencilerimizin %90’ı örgün eğitim kurumlarına devam etmektedir.Yönetmelik gereği almakta oldukları destek eğitimleri okul saatleri dışında yapılmakta olup ,bu dar saat aralığında mevcut bina, sınıf, personel ve servis kapasitesi ile telafilerin verilebilmesi mümkün görünmemektedir.- Telafi verilirken öğretmenin uygun olan zamanı, aileye uygun olmayabilmektedir. Uygun saat bulmakla ilgili zorluklar yaşanmaktadır. Telafi için bir öğrenciye 2-3 kez hatta bazen 4 kez servis aracı göndermek gerekmekte ve kurumlarımıza ek maliyetler oluşturmaktadır.
  Üstelik öğrenci ve velilerde de farklı sıkıntılar ortaya çıkabilmektedir. Geçen yılın verilerinden de anlaşılacağı üzere; Yaz aylarında köye gidenler, kente gidenler, tatile gidenler sebebiyle %50’ye varan devamsızlıklar yaşanmıştır. Yaz döneminde oluşan telafileri vermek zaten yılın büyük bölümünü kapsamaktadır. İfade edilmeye çalışılan ve üstesinden gelinmesi mümkün görünmeyen bu sorunlar gerek özel eğitim kurumları için gerekse de öğretmenler ve çalışanlar için ciddi mağduriyetlere sebep olacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.