Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen ANATOLİVAR Projesi kapsamında hazırlanan 'Zeytin Atlası' kullanıma açıldı. Türkiye'nin altı ana zeytincilik bölgesini kapsayan dijital platform, yerel ve nadir zeytin çeşitlerinin dağılımını ortaya koyarken doğa dostu üreticileri de görünür hale getiriyor.

İSTANBUL (İGFA) - Proje Evi Kooperatifi tarafından, Avrupa Birliği'nin finansal desteğiyle ve Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi (UZZK) ile Slow Food ortaklığında yürütülen ANATOLİVAR - Anadolu'da Zeytin Üreticisi Toplulukların Güçlendirilmesi Projesi kapsamında hazırlanan 'Zeytin Atlası' kamuoyunun kullanımına sunuldu.

MSB'den dijital şehitlik haritası... 48 ülkedeki 172 şehitlik ve anıt tek platformda
MSB'den dijital şehitlik haritası... 48 ülkedeki 172 şehitlik ve anıt tek platformda
İçeriği Görüntüle

Marmara, Kuzey Ege, Orta Ege, Güney Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde gerçekleştirilen arazi çalışmaları sonucunda oluşturulan dijital atlas, yerel ve nadir zeytin çeşitleri ile doğa dostu üreticileri aynı platformda buluşturuyor. İki katmanlı coğrafi veri tabanı niteliğindeki atlasın, zeytincilikte agroekolojik dönüşüme rehberlik etmesi hedefleniyor.

Yaklaşık 400 bin ailenin geçimini zeytincilikten sağladığı Türkiye'de 100'ün üzerinde yerel zeytin çeşidi bulunuyor. Proje kapsamında hazırlanan atlasın ilk modülü, Türkiye'de ilk kez zeytincilik alanında kullanılan Ekolojik Niş Modellemesi yöntemiyle yerel ve nadir zeytin çeşitlerinin hangi coğrafi ve iklim koşullarında yetişebildiğini haritalandırıyor. Böylece Dilmit, Sarıulak ve benzeri yerel çeşitlerin doğal yayılış alanları dijital ortamda görüntülenebiliyor.

Proje yetkilileri, ilerleyen süreçte aynı yöntemle iklim değişikliği senaryolarının analiz edilerek yerel zeytin çeşitlerinin gelecekte yaşayabileceği uygun alanların da belirlenmesinin amaçlandığını ifade etti.

Atlasın ikinci modülü ise doğa dostu üretim yapan çiftçileri ve işletmeleri kapsıyor. Bu bölümde, yerel çeşitleri koruyan, herbisit kullanmayan, süper yoğun endüstriyel üretimden kaçınan, toprak ve su kaynaklarını gözeten agroekolojik üretim anlayışını benimseyen üreticiler belirlenen kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor.

Üreticiler; 'Temiz/Doğa Dostu', 'İklime Dirençli', 'Yerel Çeşit Koruyucusu', 'Agroekolojik', 'Organik', 'Nadir Çeşit Koruyucusu', 'Kalite ve Duyusal Mükemmellik', 'İzlenebilirlik' ve 'Sosyal Sorumluluk Sahibi' gibi rozetlerle sınıflandırılıyor. Böylece hem sürdürülebilir üretimin teşvik edilmesi hem de tüketicilerin güvenilir ve izlenebilir üreticilere daha kolay ulaşabilmesi amaçlanıyor.

Kaynak: RSS