Ancak sosyal güvenlik sisteminin yeni açıklanan mali tabloları, bu beklentileri gölgeleyen bir tabloyu önümüze koyuyor. Kurumun son verileri, ek zam ihtimalleri üzerinde ciddi bir soru işareti yaratıyor.
Enflasyon Farkı mı, Refah Payı mı?
• Temmuz ayı için SSK ve Bağ-Kur emeklilerine %15 civarında, memur ve memur emeklilerine ise %11 bandında artış öngörülüyor.
• Bu artışlar, emekliler için sadece bir “enflasyon güncellemesi” niteliğinde.
• Emekliler, alım gücünü artıracak “refah payı” veya “ek zam” bekliyor.
• SGK, 2026 yılına büyük bir bütçe açığıyla başlıyor.
• Ekonomi yönetiminin, SGK’nın bu ek yükü kaldırıp kaldıramayacağına karar vermesi gerekiyor.
Ekonomi analiz raporu
Mali Sınırların Zorlanması
Sosyal güvenlik sistemi, kendi gelirleriyle kendi giderlerini (emekli aylıklarını ve sağlık harcamalarını) karşılamak üzere tasarlanmıştır. Ancak gelirlerin giderleri karşılayamadığı bir noktada, her türlü ek zam, devletin bütçesinden yani doğrudan vergilerden aktarılacak kaynaklara bağımlı hale gelir. Bu da sadece emeklilerin değil, tüm ekonomi yönetiminin bütçe disiplinini bozacak bir risk faktörü taşır. Uzmanlar, kurumun mali dengesi bozulmuşken, emeklilere "beklenen ek zammın" yapılmasının matematiksel olarak oldukça zayıf bir ihtimal olduğunu belirtiyor.
Emekliler Ne Yapmalı?
Bu tablo karşısında emeklilerin beklentilerini düşük tutması, bütçelerini olası enflasyon farkı oranlarına göre (yani sadece yasal artışlara göre) planlamaları tavsiye ediliyor. Eğer kurum gelirlerinde (prim tahsilatında) muazzam bir toparlanma olmazsa, Temmuz ayında sadece resmi enflasyon oranları konuşulacak gibi görünüyor. Emekliler için bu durum, geçim mücadelesinin bir süre daha devam edeceği anlamına geliyor.