Samsun Yakakent'te emekli öğretmen Fikret Kol ve yerel üreticiler, organik sebzelerini satıcısız tezgâhlarda satışa sunuyor. Alıcıların ücretleri para kutusuna veya taş altına bıraktığı bu sistem, bölgedeki güven ve dürüstlüğü gözler önüne seriyor.
SAMSUN (İGFA) - Samsun'un Yakakent ilçesi sahilinde, ne bir satıcı var ne de bir güvenlik kamerası. Milli Eğitim'de 44 yıl hizmet verdikten sonra emekli olan öğretmen Fikret Kol ve çevre üreticileri, bahçelerinde organik yöntemlerle yetiştirdikleri sebzeleri sahildeki tezgâha bırakıp gidiyor. Tezgâhın üzerindeki 'para kutusu' ve taşların altı ise bölgedeki insanlık ve güven ilişkisini gözler önüne seriyor.

SATICISIZ TEZGÂH, KUTUSUNDA BEREKET
Emekliliğin ardından toprağa yönelen ve güvercin gübresiyle tamamen doğal ürünler yetiştiren Fikret Kol, ihtiyacından fazlasını sahilde kurduğu tezgâhta halka sunuyor. Akşama kadar ürünlerin başında beklemediğini belirten emekli öğretmen, sistemin özünü şu sözlerle özetliyor: 'İnsanlara güveniyoruz, onlar da güvenimizi boşa çıkarmıyor.'
Alışveriş yapan vatandaşlar, tezgâhtan ihtiyacı olan sebzeyi alıp ücretini masadaki para kutusuna bırakıyor. Yanında nakit bulunmayanlar ise daha sonra gelip parasını öderken kutuya 'Dün almıştım, parasını bugün bırakıyorum' yazılı notlar bırakıyor.
EMANET ÜRÜNLER VE TAŞ ALTINDAKİ PARALAR
Fikret Kol'un açtığı bu güven kapısı, zamanla diğer üreticilerin de ortak noktası haline geldi. Çevre üreticiler, üzerlerine isim ve fiyat etiketi yapıştırdıkları ürünlerini Kol'a emanet ediyor. Benzer şekilde 80 yaşındaki Nedime Teyze gibi diğer yerel üreticiler de sebzelerini tezgâha bırakıp ayrılıyor; alıcılar ise ödemeyi tezgâhtaki taşların altına sıkıştırıyor.
Hırsızlığın, kilitlerin ve tedbirlerin öne çıktığı günümüzde; kameranın, kasanın ve görevlinin bulunmadığı bu masalar, Yakakent sahilinde insanlığa ve dürüstlüğe olan inancı tazelemeye devam ediyor.
Next




