Mobiliyum Yönetim kurulu başkanı Talha Timur Han, kendi sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi.
FUARLAR UMUT VERİR, ZAMLAR UMUDU TÖRPÜLER ;
Geçtiğimiz hafta İstanbul Mobilya Fuarı’na MOBİLİYUM olarak katılım sağlayıp, üyelerimizle Sohbet etme ve fuarı değerlendirme fırsatı bulduk.
İnegöl mobilya üreticilerimiz bu fuara yine maddi manevi büyük bir emekle, ciddi bir hazırlıkla ve güçlü koleksiyonlarla geldi.
Standlar estetikti, ürünler nitelikliydi, firmalar uluslararası alıcıya hitap eden bir vizyon ortaya koydu.
Yurt dışından gelen ziyaretçilerin ilgisi, sektörümüz adına umut vericiydi.
Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değil.
Ancak fuar biter bitmez, sektörün gerçekleri tekrar karşımıza çıktı.
Döviz kurunun sınırlı artmasına karşın; işçilikten enerjiye, lojistikten ham maddeye kadar tüm maliyetler
Türk lirası bazında hızla artmaya devam ediyor. Bu durum ihracatta rekabet gücümüzü ciddi biçimde zorluyor.
Tam da böyle bir ortamda, fuarın hemen ardından MDF’ye %15 zam yapılması,
nefes almaya çalışan mobilya üreticisi için ciddi bir moral ve motivasyon kaybı yaratmıştır.
Burada çok açık konuşmak gerekiyor ;
Ham madde tedarikçilerinin “fuar iyi geçti” algısını fırsata çevirerek fiyat artırması,
zaten zorlanan üreticiyi desteklemek değil, aksine onu biraz daha sıkıştırmak anlamına gelmektedir.
Biz MOBİLİYUM olarak bu gidişatın sağlıklı olmadığına inanıyoruz.
Bu nedenle çağrımız nettir:
Bu konu;
İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası başta olmak üzere,
mobilya sektörüne yönelik tüm sivil toplum kuruluşları ve dernekler,
ilgili kamu kurumları ve bakanlıklar tarafından acilen ele alınmalıdır.
Gerekirse ham madde fiyatlama süreçlerinin Rekabet Kurumu çerçevesinde değerlendirilmesi dahi gündeme gelmelidir.
Bu bir şikâyet değildir.
Bu bir polemik hiç değildir.
Bu, üreticinin ayakta kalması için yapılan açık bir sektör çağrısıdır.
Unutulmamalıdır ki;
üreticinin zorlandığı, rekabet gücünün kırıldığı bir ortamda
ne ihracat sürdürülebilir olur
ne de sanayi güçlü kalır.
Mobilya sektörü ancak denge, dayanışma ve ortak akılla büyür.
Kısa vadeli kazançların, uzun vadede hepimize kaybettirmesine izin verilmemelidir.
Biz bu sektörü seviyoruz.
Ve bu yüzden doğru zamanda, doğru yerde, yüksek sesle konuşmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz.





