Yastık altı birikim yapanlar, düğünlerde takı takanlar hep altının gramına odaklanmıştı. Ancak piyasalarda hesaplar şaştı, "fakirin altını" olarak bilinen gümüş, 2025’te kelimenin tam anlamıyla şaha kalktı. Yıl boyunca yaşanan baş döndürücü yükseliş, yatırımcısının yüzünü güldürürken, piyasa analistlerini bile şaşırtan bir tablo ortaya koydu.
Altını Sol Şeritte Bıraktı
Geçtiğimiz yıl emtia piyasasında tam anlamıyla gümüş rüzgârı esti. Yıllık bazda onsu yüzde 64,2 artan altın, yatırımcısını üzmese de gümüşün performansı karşısında sönük kaldı. Gümüş, onsunu yüzde 146 oranında artırarak 1979 yılından bu yana görülen en sert yükselişi kaydetti. O tarihte yüzde 434 artış görülmüştü; şimdi ise tarih tekerrür etti ve gümüş en parlak dönemlerinden birini yaşadı.
84 Dolarla Zirve Görüldü
Yıla 28,9 dolar seviyesinden başlayan gümüş, yıl içinde nefes kesen rallilere sahne oldu. Aralık ayında ibre 84 doları göstererek rekor tazelendi. Kapanış ise 71,1 dolardan yapıldı. Bu hareketlilikle birlikte piyasada yakından takip edilen Altın/Gümüş rasyosu da 54,03’e gerileyerek 2013’ten bu yana en düşük seviyeyi test etti. Yani gümüş, altın karşısında son 12 yılın en değerli konumuna ulaştı.
Sanayinin Vazgeçilmezi Oldu
Bu yükselişin arkasında sadece "yatırım aracı" olması yatmıyor. Yeşil enerji dönüşümü, güneş panelleri ve elektrikli araçlar gümüşe olan talebi patlattı. ABD’nin gümüşü "kritik mineral" listesine alması ve savunma sanayisindeki ihtiyaçlar ateşi körükledi. Buna Fed’in faiz indirimleriyle vanaları açması ve jeopolitik gerilimler de eklenince, gümüş piyasası tutulamaz hale geldi.
Piyasalar şimdi, bu agresif yükselişin 2026'da devam edip etmeyeceğine ve sanayi talebinin fiyatları nerelere taşıyacağına kilitlenmiş durumda.