Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı Özgür Erdursun, sorunun temelinde yatan gerçek nedeni rakamlarla gözler önüne serdi. Erdursun'a göre asıl kriz, 2008 yılında tamamen değişen hesaplama sisteminden kaynaklanıyor.
YÜKSEK PRİM ÖDEYENLER DE MAĞDUR
Çöken sistemin acı faturası e-Devlet ekranlarına yansıyor. Yıllar boyunca devlete yüksek prim yatıran çalışanlar, ekranda gördükleri tahmini maaşlar karşısında büyük hüsran yaşıyor. İstatistikler oldukça çarpıcı. Maaşı asgari ücretin 2 ila 2,5 katı seviyesinde olan kişilerin bağlanacak aylıkları 20 bin TL bandında kalıyor. Tavan seviyeden, yani asgari ücretin 5-6 katı üzerinden prim yatıranların durumu da farksız. Bu gruptaki vatandaşların aylıkları dahi 25 bin TL ile 30 bin TL aralığına sıkışmış durumda. Benzer bir tıkanıklık BAĞ-KUR cephesinde de mevcut. Kendi primini cepten ve yüksek tutardan yatıran esnaf, beklediği karşılığı maalesef alamıyor.
KÖK SORUN 1 EKİM 2008 TARİHİNDE YATIYOR
Düşük aylıkların kronolojik seyri incelendiğinde oklar 1 Ekim 2008 tarihini gösteriyor. 3 Mart 2023 tarihinde EYT yasasının yürürlüğe girdiğini hatırlatan Erdursun, bu yeni yasanın kök hesaplama formülüne dokunmadığını belirtti. Eğer EYT hiç çıkmasaydı bile maaşların bugünkü düşük seviyelerde kalacağı özellikle vurgulandı. Sistemsel çöküşün üç ana omurgası bulunuyor. Aylık bağlama oranlarının (ABO) aşağı çekilmesi, güncelleme katsayılarındaki değişimler ve ülkenin ekonomik büyümesinden emekliye ayrılan payın kırpılması maaşları eriten asıl unsurlar oldu.
YENİ MEMURLAR DA AYNI TEHLİKEYLE KARŞI KARŞIYA
Yaratılan bu formül enkazı sadece bugünün emeklilerini, işçilerini veya esnafını tehdit etmiyor. Geleceğin tablosu çok daha karanlık. Erdursun'un yaptığı analizlere göre, 1 Ekim 2008 tarihinden sonra göreve başlayan devlet memurları da emeklilik günleri geldiğinde ciddi bir gelir şoku yaşayacak. Kamu çalışanlarını ilerleyen yıllarda yüksek bir refah kaybı ve düşük aylıklar bekliyor.
Piyasada dolaşan "Emekli sayısı arttı, o yüzden maaşlar düştü" argümanı ise tabloyu tam olarak yansıtmıyor. Uzman isim bu söylemin yanıltıcı olduğuna dikkat çekti. Şayet temel sorun sadece artan kişi sayısı olsaydı, halihazırda çalışmaya devam eden kişilerin sistemde yüksek emekli aylığı görmesi gerekirdi. Fakat mevcut altyapı, henüz emekli olmamış milyonlarca genç ve çalışana şimdiden dip seviyelerde aylıklar hesaplamaya devam ediyor.