TGRT Haber canlı yayınına katılan Ekonomist Sefer Humar, ekonomi yönetiminin yürüttüğü sıkılaşma politikaları ve piyasa beklentileri üzerine kapsamlı bir analiz sundu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in fiyat istikrarı vurgusuna işaret eden Humar, Türkiye ekonomisinin enflasyonla mücadele ile yavaşlama riski arasında hassas bir dengede ilerlediğini kaydetti.
"ERKEN FAİZ İNDİRİMİ ENFLASYONU YENİDEN TETİKLER"
Merkez Bankasının yılın üçüncü faiz kararında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını değerlendiren Humar, bu adımı "bekle-gör ama sıkı duruşu bırakma" stratejisi olarak nitelendirdi. Geçmiş dönemlerdeki erken gevşeme adımlarının yarattığı sorunlara dikkat çeken Humar, faiz indiriminin kısa vadede bir çözüm getirmeyeceğini ve erken bir faiz indiriminin enflasyonu yeniden tetikleyebileceği uyarısında bulundu.
ENFLASYONDAKİ DÜŞÜŞ ETİKETLERE NASIL YANSIYACAK?
Enflasyon oranlarındaki gerilemenin etiket fiyatlarına yansıması konusundaki beklentilere de değinen Humar, enflasyonun düşmesinin fiyatların gerilemesi anlamına gelmeyeceğini, yalnızca zamların hızını keseceğini bildirdi. Piyasalarda beklenen toparlanma süreci için tarih veren ekonomist, "Ekonomik rahatlama 2026'nın sonlarına doğru sınırlı düzeyde hissedilebilir ancak daha belirgin bir toparlanma 2027 öncesinde zor." değerlendirmesinde bulundu.
ASGARİ ÜCRETE İKİNCİ ZAM GELECEK Mİ?
Çalışan kesimin alım gücünde yaşanan kayıplara dikkat çeken Humar, kamuoyunda yakından takip edilen asgari ücrete ara zam tartışmalarını makroekonomik boyutuyla ele aldı. Milyonlarca çalışanın yanıt aradığı "Asgari ücrete ikinci zam gelecek mi?" sorusu ekseninde oluşan piyasa beklentilerini değerlendiren Humar, enflasyonla mücadele sürecinde ara zam yapılmamasının makro dengeler açısından daha doğru bir yaklaşım olabileceğini ifade etti.
Buna karşın vatandaşın alım gücündeki kaybın göz ardı edilemeyeceğini vurgulayan Humar, doğrudan bir ücret artışı yerine vergi dilimlerinde yapılacak iyileştirmelerin ve gelir desteklerinin daha dengeli bir çözüm mekanizması oluşturacağına dikkati çekti.
KÜRESEL RİSKLER VE AKILLI FİNANSMAN ÇAĞRISI
Jeopolitik risklerin enerji, altın ve döviz piyasaları üzerindeki etkisinin arttığını belirten Humar, ekonomik öngörülerin artık sadece iç piyasa verileriyle yapılamayacağını dile getirdi. Yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki baskısına değinen ekonomist, üreticinin desteklenmesi için akıllı finansman modellerinin ve uzun vadeli kredi imkanlarının devreye alınması gerektiğini kaydetti. Humar ayrıca, tüketicilere enflasyon beklentisiyle yapılan panik harcamalarından kaçınmaları ve bütçelerini daha rasyonel yönetmeleri tavsiyesinde bulundu.