<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Süper Kanal TV</title>
    <link>https://www.superkanaltv.com</link>
    <description>Süper Kanal TV</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.superkanaltv.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 07:01:14 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeker hastaları tüp bebek yaptırabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Op. Dr. Betül Kalay, tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarına güvenle tüp bebek tedavisi uygulanabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Op. Dr. Betül Kalay, tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarına güvenle tüp bebek tedavisi uygulanabileceğini belirtti. Başarı oranını artırmak için tedavi öncesinde kan şekerinin düzenli olması ve takip altında tutulması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong> </strong>Hem tip 1 diyabette hem de tip 2 diyabette güvenle tüp bebek tedavisi uygulanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay, 'Hem tip1 diyabette hem tip 2 diyabette, güvenle tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Ancak, tüp bebek tedavisine başlamadan önce, kan şekerinin düzenlenmiş olduğuna gerek ilaç kullanılıyorsa gerekse ilaç kullanılmıyorsa, takip altında ve düzgün olduğuna emin olmak gerekir ki tedavide başarı üst düzey olabilsin.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/05/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi.webp" type="image/jpeg" length="52533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık emekçilerinden 1 Mayıs öncesi uyarı]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/saglik-emekcilerinden-1-mayis-oncesi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/saglik-emekcilerinden-1-mayis-oncesi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken, sağlık ve sosyal hizmet alanındaki sorunlara dikkat çekerek, güvenli çalışma ortamı, adil ücret ve planlı istihdam çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1 Mayıs öncesinde sağlık ve sosyal hizmet alanındaki çalışma koşulları yeniden gündeme gelirken, SAHİM-SEN Genel Başkanı Özlem Akarken önemli değerlendirmelerde bulundu. Artan iş yükü, personel eksikliği ve ekonomik kayıpların hem çalışanları hem de hizmetin sürdürülebilirliğini etkilediğini belirten Akarken, 'Sağlık sistemi büyük ölçüde çalışanların özverisiyle ayakta tutuluyor. Ancak özveri bir yönetim modeli olamaz' dedi.</p>

<p>Sağlıkta şiddet vakalarının en kritik sorunlardan biri olmaya devam ettiğini vurgulayan Akarken, fiziksel ve sözlü saldırıların yalnızca çalışan güvenliğini değil, hizmet kalitesini de tehdit ettiğini ifade etti. Bu sorunun münferit değil yapısal olduğuna dikkat çeken Akarken, caydırıcı düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img height="590" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/01/09/1736410005-zlem-akarken-1736413876-29-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Artan hasta yoğunluğu, MHRS randevu baskısı, uzun nöbetler ve personel yetersizliği de öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Özellikle acil servisler ve yoğun bakım gibi birimlerde çalışanların tükenmişlik riskiyle karşı karşıya olduğunu belirten Akarken, çözümün daha fazla fedakârlık değil, planlı istihdam ve dengeli çalışma düzeni olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Öte yandan mobbing ve idari baskıların da sağlık çalışanları açısından büyüyen bir sorun olduğuna işaret eden Akarken, psikolojik güvenliğin çalışma hayatının ayrılmaz bir parçası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı. Akarken, 1 Mayıs'ın yalnızca sembolik bir gün olmadığını vurgulayarak, 'Mesele sadece ücret değil, nitelikli kamu hizmetinin geleceğidir. Emekçiler, hem hakları hem de sürdürülebilir bir sistem için seslerini yükseltecek' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ekonomik taleplerin de 1 Mayıs gündeminde önemli yer tuttuğunu belirten Akarken, parçalı ücret sistemi, vergi dilimi kayıpları ve emekliliğe yansımayan ödemelerin çalışanlar üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/saglik-emekcilerinden-1-mayis-oncesi-uyari</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/saglik-emekcilerinden-1-mayis-oncesi-uyari.webp" type="image/jpeg" length="79159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserle mücadelede yeni umut... Bor elementi tıpta öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/kanserle-mucadelede-yeni-umut-bor-elementi-tipta-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/kanserle-mucadelede-yeni-umut-bor-elementi-tipta-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akciğer kanseri dünya genelinde milyonlarca can almaya devam ederken, bor elementi üzerine yapılan araştırmalar hedefe yönelik tedavi yöntemleri açısından umut verici sonuçlar ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akciğer kanseri dünya genelinde milyonlarca can almaya devam ederken, bor elementi üzerine yapılan araştırmalar hedefe yönelik tedavi yöntemleri açısından umut verici sonuçlar ortaya koydu. Her yıl yaklaşık 1,75 milyon insanın hayatını kaybettiği bu hastalık, tıp dünyasını yeni ve daha etkili tedavi yöntemleri arayışına yönlendiriyor. Prof. Dr. Mükerrem Şahin, borun yalnızca sanayide değil, modern tıpta da önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong> </strong>Prof. Dr. Mükerrem Şahin, Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni Nizamettin Bilici'ye yaptığı değerlendirmede, borun yalnızca sanayide değil, modern tıpta da kritik bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.</p>

<p>Şahin'in aktardığı bilgilere göre, borun en dikkat çekici kullanım alanlarından biri Bor Nötron Yakalama Terapisi (BNCT) olarak öne çıktı.</p>

<p>Bu yöntemde bor bileşikleri, seçici olarak tümör hücrelerinde biriktiği, ardından uygulanan düşük enerjili nötronlar, yalnızca kanserli hücreleri hedef alarak içeriden yok ettiği ve bu yaklaşımın klasik radyoterapiden farklı olarak sağlıklı dokulara minimum zarar verme potansiyeli taşıdığı belirtilirken, preklinik çalışmalarda elde edilen veriler, yöntemin dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu gösterdi.</p>

<p><strong>KANSER HÜCRELERİNİ ÇÖKERTEN MEKANİZMA</strong></p>

<p>Bor bileşiklerinin etkisi yalnızca hedefleme ile sınırlı değil.</p>

<p>Prof. Dr. Mükerrem Şahin, borun hücresel düzeyde de güçlü bir etki oluşturduğunu ifade ederek, 'Bu etki; programlı hücre ölümü sürecini tetikleme, hücrenin enerji üretim merkezlerini devre dışı bırakma, kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurma mekanizmalarla gerçekleşiyor. Özellikle küçük hücreli akciğer kanseri gibi tedavisi zor türlerde bu mekanizmaların büyük önem taşıdığı belirtiliyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borun etkisi yalnızca tümör hücreleri ile sınırlı olmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Şahin, 'Aynı zamanda antibiyotik direnci geliştiren bakterilere karşı da dikkat çekici bir potansiyel taşıyor. Araştırmalarda bor bileşiklerinin, bakterilerin oluşturduğu koruyucu biyofilm tabakasını parçalayabildiği ifade ediliyor. Bu durum, akciğer enfeksiyonları başta olmak üzere birçok kronik hastalıkta borun destekleyici bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>AKCİĞER DOKUSUNDA DOĞAL UYUM</strong></p>

<p>Şahin'in dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise borun vücut içindeki dağılımı.</p>

<p>Bilimsel verilere göre bor, yalnızca kemiklerde değil, akciğer dokusunda da doğal olarak bulunan bir element. Bu durum, bor temelli tedavi yaklaşımlarının hedef dokuya uyum açısından avantaj sağlayabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bitkisel içeriklerle birlikte kullanılan bor bileşikleri, özellikle solunum sistemi sağlığını desteklemeye yönelik formülasyonlarda yer aldığını belirten Şahin, bu ürünlerin doğrudan tedavi yerine geçmese de, destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p><strong>KRİTİK UYARI: DOZ HAYATİ ÖNEME SAHİP</strong></p>

<p>Bu arada Prof. Dr. Mükerrem Şahin, borun potansiyeline dikkat çekerken önemli bir uyarıda da bulundu.</p>

<p>Borun etkisinin doz ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Şahin, yüksek dozlarda istenmeyen etkilerin ortaya çıkabileceğini vurgularken, bor temelli yaklaşımların mutlaka uzman kontrolünde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Bor elementi üzerine yapılan çalışmaların akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkta yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğine dikkati çekerek, 'Henüz klinik uygulamaların tüm aşamaları tamamlanmamış olsa da, mevcut bilimsel veriler borun geleceğin tedavi yöntemleri arasında yer alabileceğine işaret ediyor. Doğanın sunduğu bu sade elementin, modern tıbbın en zorlu hastalıklarından biri olan kanserle mücadelede önemli bir rol üstlenip üstlenmeyeceği ise önümüzdeki yıllarda daha net ortaya çıkacak' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/kanserle-mucadelede-yeni-umut-bor-elementi-tipta-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/kanserle-mucadelede-yeni-umut-bor-elementi-tipta-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="27893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyuşmanın hangi elde gerçekleştiği önemli]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatta pek çok kişinin 'üzerine yatmışım' diyerek geçiştirdiği, ancak geceleri uykudan uyandıracak şiddete ulaşan el uyuşmaları, ihmal edildiğinde kalıcı sinir hasarına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta pek çok kişinin 'üzerine yatmışım' diyerek geçiştirdiği, ancak geceleri uykudan uyandıracak şiddete ulaşan el uyuşmaları, ihmal edildiğinde kalıcı sinir hasarına yol açabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, uyuşmanın elin hangi bölgesinde gerçekleştiğinin sorunun kaynağını belirlemede önemli olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong>sağlık</strong>Eldeki fonksiyon kaybı ve hissizliğin kaynağının genellikle sinirin geçtiği dar anatomik kanallardaki basınç artışı olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Uyuşmanın hissedildiği bölge, sinir basısının konumunu tayin etmede belirleyici bir yere sahip.</p>

<p>Baş, işaret ve orta parmaktaki uyuşmalar bilek kanalındaki karpal tünel sendromuna, serçe ve yüzük parmağındaki uyuşmalar dirsek bölgesindeki kübital tünel sendromuna, tüm el ve kola yayılan şikayetler ise boyun omurlarındaki sinir kökü basılarına yani boyun fıtığına işaret edebilir' açıklamasında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KENDİLİĞİNDEN GEÇER DİYE DÜŞÜNMEYİN</strong></p>

<p>Pek çok hastanın uyuşmaların geçici olduğunu düşünerek hekime başvurmayı ertelediğini belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, bu tür vakalarda cerrahi açıdan en büyük riskin şikayetlerin kendiliğinden geçmesini bekleyerek süreci aksatmak olduğunu vurguladı. Sinir sıkışmalarının mekanik bir baskı sonucu oluştuğunu hatırlatan Prof. Dr. Göçmen, bası altında kalan sinir liflerinin zamanla fonksiyonunu yitirerek geri dönülemez hasara ve kas erimesine yol açtığını belirtti.</p>

<p>Erken evrede yaşam tarzı değişiklikleri veya fizik tedavi ile çözülebilecek sorunların ihmal edilmesi durumunda elinden eşya düşürme ve düğme ilikleyememe gibi ciddi güç kayıplarının yaşanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Göçmen, 'Bu aşamaya gelindiğinde yapılacak bir cerrahi müdahale siniri rahatlatsa bile kaybedilen kas gücünün ve ince motor becerilerin geri kazanılması oldukça güç ve uzun bir rehabilitasyon süreci gerektirir' şeklinde konuştu.</p>

<p>Sinir sisteminin baskıya karşı son derece hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Göçmen, erken aşamada yapılacak bir cerrahi işlemin kalıcı felç ve kas erimesi riskini ortadan kaldıran tek kesin çözüm olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Göçmen, 'Uyuşma nedeniyle uykudan uyanıp kolunuzu ve elinizi sallamak zorunda kalıyorsanız. Elinizde gözle görülür bir güç kaybı başladıysa. Uyuşmaya boyun ağrısı veya kola yayılan keskin ağrılar eşlik ediyorsa. Bileklik veya dinlendirme gibi basit yöntemlerle şikayetleriniz 2 haftadan uzun süredir azalmıyorsa' vakit kaybetmeden bir uzmana danışılması gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli.webp" type="image/jpeg" length="89543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş ipi doğru kullanılmadığında fayda değil zarar!]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/dis-ipi-dogru-kullanilmadiginda-fayda-degil-zarar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/dis-ipi-dogru-kullanilmadiginda-fayda-degil-zarar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar diş ipinin, ağız ve diş sağlığında ihmal edilmemesi gereken temel bakım adımlarından biri olduğunu belirtirken, sert ve ani hareketlerin, diş etine doğrudan baskı yaparak travmaya neden olabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar diş ipinin, ağız ve diş sağlığında ihmal edilmemesi gereken temel bakım adımlarından biri olduğunu belirtirken, sert ve ani hareketlerin, diş etine doğrudan baskı yaparak travmaya neden olabileceğine dikkat çekti. Periodontoloji Umzanı Dr. Öğr. Üyesi Güler, diş ipinin genellikle akşam yatmadan önce ve diş fırçalandıktan sonra kullanılmasını önerdi.</p>

<p>Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, diş ipinin doğru teknikle kullanımının ağız ve diş sağlığındaki önemi, kullanım yöntemi ve olası yanlış inanışlar hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Ağız ve diş sağlığını korumanın en önemli adımlarından birinin, yalnızca diş fırçalamakla yetinmeyip diş aralarının da etkili şekilde temizlenmesi olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, 'Bu noktada diş ipi kullanımı, günlük ağız bakım rutininin vazgeçilmez bir parçasıdır. Ancak doğru teknikle uygulanmadığında istenilen faydayı sağlamadığı gibi diş etlerine zarar da verebilir.' dedi.</p>

<p>Diş ipi kullanımına başlarken yaklaşık 30-40 santimetre uzunluğunda bir parça koparmak gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, 'Daha kısa bir ip, parmaklara yeterince sarılamayacağı için kullanım sırasında kayabilir ve kontrolü zorlaştırır. Koparılan diş ipi, iki elin orta parmaklarına sarılarak sabitlenir. Bu sayede ip, kullanım sırasında kaymaz ve daha kontrollü hareket ettirilebilir. Üst dişlerin temizliğinde baş parmaklar, alt dişlerde ise işaret parmakları kullanılarak daha rahat bir uygulama sağlanır.' şeklinde konuştu.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/05/04/1746003379-k-bra-g-ler-1746365546-352-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>DİŞ İPİNİN AMACI, DİŞİ SARARAK YÜZEY TEMİZLİĞİ SAĞLAMAK!</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diş ipinin temel amacının, yalnızca diş aralarına girip çıkmak olmadığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, 'Asıl hedef, dişin yüzeyine temas ederek dişin çevresini saracak şekilde temizlik sağlamaktır. Diş ipi, iki diş arasına nazikçe yerleştirildikten sonra temas noktasından hafif bir hareketle geçirilir ve diş etinin yaklaşık 1 mm altına kadar ilerletilir. Ardından ip, dişe 'C' şeklinde sarılarak yukarı doğru çekilir. Aynı işlem, komşu diş için de tekrarlanır. Böylece iki diş arasındaki her iki yüzey de etkin şekilde temizlenmiş olur. Tüm diş araları bu yöntemle tek tek temizlenmelidir.'</p>

<p><strong>DİŞ İPİ KULLANIMININ AKŞAM YATMADAN ÖNCE YAPILMASI DAHA UYGUN!</strong></p>

<p>Diş ipi kullanımının günde bir kez, tercihen akşam yatmadan önce yapılmasını öneren Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, 'Bunun nedeni, gece uyku sırasında tükürük salgısının azalmasıdır. Tükürük miktarının düşmesiyle birlikte ağızda kalan yiyecek artıkları bakteri plağına dönüşür ve bu durum çürük ile diş eti hastalıklarına zemin hazırlar. Bu nedenle gece yatmadan önce hem dişlerin fırçalanması hem de diş aralarının temizlenmiş olması büyük önem taşır.' dedi.</p>

<p>Diş ipi kullanımında en doğru yaklaşımın, önce dişlerin fırçalanması, ardından diş ipi ile ara yüz temizliğinin yapılması olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Güler, 'Diş fırçası, dişlerin görünen yüzeylerini temizlerken, diş ipi ulaşılması zor olan ara yüzlerde etkili olur.' bilgisini paylaştı.</p>

<p>Yanlış teknikle kullanıldığında diş ipinin diş etine zarar verebileceği uyarısını yapan Dr. Öğr. Üyesi Kübra Güler, 'İnce ve keskin yapısı nedeniyle agresif hareketlerle kullanıldığında diş etinde kesilmelere yol açabilir. Bu nedenle diş ipini dişlerin arasından geçirirken aceleci davranmamak gerekir.' dedi.</p>

<p>İpin, temas noktasından yavaş ve kontrollü şekilde geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Güler, 'Sert ve ani hareketler, diş etine doğrudan baskı yaparak travmaya neden olabilir. Oysa doğru kullanımda ip, diş etine zarar vermeden diş yüzeyine sarılarak temizleme işlemini gerçekleştirir. Diş ipinin dişlerin arasını açtığı yönündeki inanış da yaygındır. Ancak bu doğru değildir. Doğru teknikle kullanılan diş ipi diş aralarını açmaz. Aksine, yanlış ve sert kullanım diş etine zarar vererek çekilmelere neden olabilir. Bu da zamanla diş aralarında boşluk oluştuğu izlenimini yaratabilir. Özellikle dişleri sıkı temas eden kişilerde diş ipi kullanımı zor olabilir, ancak bu durum kullanımın bırakılmasını gerektirmez.' açıklamasını yaptı..</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/dis-ipi-dogru-kullanilmadiginda-fayda-degil-zarar</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/dis-ipi-dogru-kullanilmadiginda-fayda-degil-zarar.webp" type="image/jpeg" length="93774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akciğer kanserinde umut artıyor... Uzmanlardan kişiye özel tedavi vurgusu]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/akciger-kanserinde-umut-artiyor-uzmanlardan-kisiye-ozel-tedavi-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/akciger-kanserinde-umut-artiyor-uzmanlardan-kisiye-ozel-tedavi-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut' söyleşisinde uzmanlar, erken tanı, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve kişiye özel tedavilerin hastalıkla mücadelede çarpan etki yarattığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer alan akciğer kanseri, çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle geç teşhis edilebiliyor.</p>

<p>Her yıl dünya genelinde 2 milyonun, Türkiye'de ise yaklaşık 40 bin kişinin bu hastalıkla karşılaştığı belirtiliyor.</p>

<p>Acıbadem Maslak Hastanesi'nde düzenlenen 'Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut' söyleşisinde, hastalığın tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. Etkinlikte uzmanlar, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekerken, kişiye özel tedavi yaklaşımları ve modern tıbbi yöntemlerin umut verici sonuçlar sunduğunu ifade etti. Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp alanlarından uzmanların katıldığı programda, multidisipliner yaklaşımın tedavi başarısını artırdığı vurgulandı. Uzmanlar, özellikle sigara kullanımının en büyük risk faktörü olduğunu ve elektronik sigaraların da sanıldığı kadar masum olmadığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/26/1776781846-prof-dr-tevfik-fikret-ermik-1777208922-507-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, risk grubundaki bireylerin düzenli kontroller yaptırmasının önemine dikkat çekerken, Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik PET-CT'nin hastalığın evrelenmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise erken evrede cerrahinin yüksek başarı oranı sunduğunu ve robotik cerrahi gibi gelişmiş yöntemlerin iyileşme sürecini hızlandırdığını ifade etti.</p>

<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, günümüzde tümörün genetik özelliklerine göre kişiye özel tedavi uygulandığını ve immünoterapi ile hedefe yönelik tedavilerin yaşam süresini artırdığını belirtti. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ise gelişen radyoterapi teknolojileri sayesinde daha hassas ve etkili tedavilerin mümkün hale geldiğini aktardı.</p>

<p><img height="403" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/26/1776781850-sevil-ak-1777208890-606-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Etkinliğe katılan oyuncu Sevil Akı ise hasta yakını olarak annesinin akciğer kanseriyle mücadelesini paylaşarak, 'Tünelin ucunda hep bir ışık vardı' sözleriyle umudun önemine dikkat çekti. Akı, doğru bilgiye ulaşmanın ve güçlü destek sisteminin tedavi sürecinde belirleyici olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/akciger-kanserinde-umut-artiyor-uzmanlardan-kisiye-ozel-tedavi-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/akciger-kanserinde-umut-artiyor-uzmanlardan-kisiye-ozel-tedavi-vurgusu.webp" type="image/jpeg" length="89607"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK'ya yurt dışından ilaç alımı için yeni usul ve esaslar belirlendi]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/sgkya-yurt-disindan-ilac-alimi-icin-yeni-usul-ve-esaslar-belirlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/sgkya-yurt-disindan-ilac-alimi-icin-yeni-usul-ve-esaslar-belirlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yurt dışından yapacağı özel nitelikteki ilaç ve tıbbi ürün alımlarında yeni bir düzenlemeye kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Kararı ile Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 3'üncü maddesinin (h) bendi kapsamında yurt dışından gerçekleştireceği beşerî tıbbî ürün (ilaç) alımları ve bunlara ilişkin hizmet alımlarının usul ve esasları Resmi Gazete'de yayımlandı.</p>

<p><strong> </strong>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yurt dışından yapacağı özel nitelikteki ilaç ve tıbbi ürün alımlarında yeni bir düzenlemeye kavuştu.</p>

<p>Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı (Karar Sayısı: 11190) ile 'Sosyal Güvenlik Kurumu Tarafından 4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 3 üncü Maddesinin (h) Bendi Kapsamında Yurt Dışından Gerçekleştirilecek Beşerî Tıbbî Ürün Alımları ve Bunlara İlişkin Hizmet Alımlarına Dair Usul ve Esaslar' yürürlüğe girdi.</p>

<p>Karar, SGK'nın kamusal ihale kurallarının dışında tutulan (h) bendi kapsamında, yurt dışından temin edeceği beşerî tıbbi ürünler (ilaçlar) ile bu alımlara bağlı hizmetlerin (lojiistik, gümrük, depolama vb.) nasıl gerçekleştirileceğini belirliyor. Bu düzenleme, özellikle yurtiçinde bulunmayan veya tedariki zor olan kritik ilaçların SGK tarafından daha hızlı ve etkin şekilde temin edilmesini amaçlıyor. Kararda alım süreci, fiyat araştırması, sözleşme koşulları, ödeme usulleri ve denetim mekanizmalarına ilişkin detaylı hükümler yer aldı.</p>

<p>SGK'nın bu kapsamdaki alımları, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun genel ihale prosedürlerinden muaf tutulurken, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun şekilde yürütülmesi hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu Cumhurbaşkanı kararının detayına ulaşmak için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260424-14.pdf" rel="nofollow"><strong>tıklayabilirsiniz</strong></a></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/sgkya-yurt-disindan-ilac-alimi-icin-yeni-usul-ve-esaslar-belirlendi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/sgkya-yurt-disindan-ilac-alimi-icin-yeni-usul-ve-esaslar-belirlendi.webp" type="image/jpeg" length="39462"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer tedavisinde yeni umut... Nöromodülasyon yöntemleri öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut-noromodulasyon-yontemleri-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut-noromodulasyon-yontemleri-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, ilaçların hastalığı durduramadığını, ancak nöromodülasyon tekniklerinin süreci yavaşlatmada umut vadettiğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, ilaçların hastalığı durduramadığını, ancak nöromodülasyon tekniklerinin süreci yavaşlatmada umut vadettiğini belirtiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.</p>

<p><strong> </strong>Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, Alzheimer ve demans tedavisinde ilaç dışı yöntemlerin giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, nöromodülasyon tekniklerinin hastalığın seyrini yavaşlatmada umut verici sonuçlar sunduğunu açıkladı.</p>

<p>Alzheimer hastalığı'nın küresel ölçekte artan bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Dr. Şalçini, mevcut ilaç tedavilerinin hastalığı durduramadığını, yalnızca semptomları sınırlı ölçüde hafiflettiğini ifade etti. Anti-amiloid tedavilere yönelik çalışmaların sürdüğünü ancak yan etkiler ve maliyet gibi nedenlerle henüz yaygın kullanıma girmediğini söyledi. Nöromodülasyonun; elektrik, manyetik alan, ışık ve ses dalgaları gibi fiziksel uyarılarla beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyen bir yaklaşım olduğunu belirten Şalçini, bu yöntemlerin sinaptik plastisiteyi artırarak beyin ağlarını güçlendirmeyi hedeflediğini dile getirdi. Alzheimer'ın artık yalnızca protein birikimiyle değil, aynı zamanda bir 'bağlantı hastalığı' olarak değerlendirildiğini de sözlerine ekledi.</p>

<p>Non-invaziv yöntemlerin günümüzde daha yaygın kullanıldığını belirten Şalçini, özellikle rTMS uygulamasının öne çıktığını ifade etti. Bir diğer yöntem olan tDCS'nin ise düşük yoğunluklu elektrik akımıyla nöronal uyarılabilirliği düzenlediğini ve özellikle hafif bilişsel bozukluklarda etkili olabildiğini aktardı. Ayrıca ultrason temelli Transkraniyal Pulse Stimülasyonu ve odaklanmış ultrason uygulamalarının da derin beyin yapılarına ulaşarak nöroplastisiteyi artırabildiğini ifade etti.</p>

<p>Işık temelli tedaviler ve 40 Hz frekanslı uyarımların da son yıllarda dikkat çektiğini belirten Şalçini, bu yöntemlerin beyin hücreleri üzerindeki olumlu etkilerinin araştırıldığını kaydetti. Tüm bu gelişmelere rağmen demans tedavisinde tek bir standart yaklaşım bulunmadığını vurgulayan Şalçini, tedavi planlarının hastaya özel olarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Nöromodülasyon tekniklerinin ilaç tedavileri ve bilişsel rehabilitasyonla birlikte uygulanmasının daha etkili sonuçlar verebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, nöromodülasyon yöntemlerinin umut verici olmakla birlikte henüz gelişim aşamasında olduğunu ve uzun vadeli etkilerinin netleşmesi için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut-noromodulasyon-yontemleri-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut-noromodulasyon-yontemleri-one-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="24681"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağışıklık sistemi değişti! Kadınlar daha çok hissediyor]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırmalar kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, bu süreci biyolojik olarak tamamen farklı deneyimlediğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni araştırmalar kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, bu süreci biyolojik olarak tamamen farklı deneyimlediğini ortaya koydu. Bağışıklık sistemi kaynaklı spesifik bir proteinin, ağrının süresini belirleyen kritik faktör olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, bu farkın psikolojik bir eşikten ziyade tamamen nörobiyolojik, hormonal ve immünolojik farklılıkların doğal bir sonucu olduğunu vurguluyor.</p>

<p> Science Immunology Dergisi'nde yayımlanan 'Monocyte-derived IL-10 drives sex differences in pain duration' başlıklı yazıda enfeksiyon sonrası gelişen ağrının cinsiyetler arasındaki süre farkı fareler üzerinden inceledi. Araştırmaya göre ağrı kontrolünde etkili olan, vücudumuzun bağışıklık hücreleri tarafından üretilen, sitokin olarak bilinen özel bir protein türü olan IL-10'un, erkeklerde daha yüksek olduğu kanıtlandı. Bu protein, ağrının hafiflemesinde hayati bir öneme sahip.</p>

<p><strong>Kadın hastaların rehabilitasyon süreci daha hassas planlanmalı</strong></p>

<p>Ağrının oluşum mekanizmasının karmaşık bir süreç ve hekimliğin ağrı dindirme sanatı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göçmen, yıllarca kadın hastaların kronik ağrı şikayetlerinin klinik ortamlarda yeterince ciddiye alınmadığını ya da hastanın duygusal durumlarıyla açıklandığını hatırlatarak, 'Ancak bu yeni araştırmaya göre ortada somut bir bağışıklık sistemi farkı var. Kadınların ağrısı daha uzun sürüyor çünkü vücutları o ağrıyı kapatacak biyolojik mekanizmaya erkekler kadar kolay erişemiyor. Bu bulgular, kadın hastalarımızda ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçlerini çok daha hassas planlamamız gerektiğini gösteriyor' açıklamasında bulundu.</p>

<p><img height="505" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/18/ekran-goruntusu-2026-04-18-103917-1776497965-21-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>Kadınlarda ağrıyı dindiren alarm daha geç devreye giriyor</strong></p>

<p>Vücudumuzdaki yaralanma sonrası oluşan ağrıyı dindirmek için bağışıklık sisteminin bir noktada dur alarmı vermesi gerekiyor. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, erkeklerdeki hormonların bu sinyali veren IL-10 proteinini artırdığını belirterek, 'Erkeklerdeki hormonal destek, ağrıyı durduran doğal bir mekanizmayı tetikliyor. Kadınlarda ise bu destek daha zayıf olduğu için ağrı sinyali daha uzun süre açık kalıyor' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kişiselleştirilmiş tedavi yöntemleri yeni standart olacak</strong></p>

<p>Son yıllarda araştırmacıların 'tek tip ağrı tedavisi' yaklaşımının hatalı olduğunu vurgulayarak cinsiyete özgü ağrı mekanizmalarını, hormon döngüsüne göre hazırlanan tedavi planlarını, bağışıklık sistemi temelli ağrı kontrolünü ve kişiselleştirilmiş analjezi yöntemlerini kapsayan yeni bir yaklaşımı savunduklarının altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Bilimsel çalışmalar, kadınların ağrıyı daha yoğun hissetmekten ziyade, biyolojik olarak farklı işleyen bir sinir-bağışıklık sistemi nedeniyle bu süreci daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu önemli bulgu, ağrı tedavisinde cinsiyete özel yaklaşımların gerekliliğini net bir şekilde gündeme taşımak anlamına geliyor. Sonuç olarak kadınların ağrıyı daha uzun süreli tecrübe etmesi psikolojik veya kültürel bir durum değil, tamamen nöro-hormonal bir gerçeklik' açıklamasında bulundu.</p>

<p>Prof. Dr. Göçmen, 'Hastanın sadece şikayetine değil, biyolojik kimliğine de odaklanan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önümüzdeki dönemde standart hale geleceğine inanıyorum' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor.webp" type="image/jpeg" length="77956"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan kalp sağlığı uyarısı: Riskler erken yaşta başlıyor]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi-riskler-erken-yasta-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi-riskler-erken-yasta-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada 19,2 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının genetik ve yaşam tarzı faktörlerinin birleşimiyle ortaya çıktığını belirterek, 'Önlenebilir riskleri kontrol etmek hayat kurtarır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada 19,2 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının genetik ve yaşam tarzı faktörlerinin birleşimiyle ortaya çıktığını belirterek, 'Önlenebilir riskleri kontrol etmek hayat kurtarır' dedi.</p>

<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının yalnızca yaşlılıkla ortaya çıkan bir sorun olmadığını, risk faktörlerinin çok erken yaşlarda şekillendiğini söyledi. Gündüz, yüksek tansiyon, kötü kolesterol (LDL) yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve kronik stresin değiştirilebilir risk faktörleri olduğunu, yaş, cinsiyet ve aile öyküsünün ise değiştirilemeyen riskler arasında yer aldığını ifade etti. Erkeklerde riskin genellikle 45 yaş sonrası, kadınlarda ise menopozla birlikte arttığını belirtti.</p>

<p>Hastalığın temellerinin gençlik yıllarında atıldığını vurgulayan Gündüz, sigara, sağlıksız beslenme ve genetik yatkınlığın erken dönemde; orta yaşta tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin; ileri yaşta ise kronik hastalıkların daha belirgin hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Kalp hastalıklarında erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Gündüz, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı yorgunluk, çabuk yorulma, mide rahatsızlığı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dünya genelinde kardiyovasküler hastalıkların artış eğiliminde olduğunu aktaran Gündüz, her yıl milyonlarca kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini, Türkiye'de ise ölümlerin yaklaşık yüzde 36'sının dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığını hatırlattı. Korunmanın yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkün olduğunu vurgulayan Gündüz, Akdeniz tipi beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması ve ideal kilo kontrolünün kalp sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi.</p>

<p>Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Gündüz, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp kasını zorladığını, damar yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini artırdığını belirtti. Ayrıca kilo kaybının tansiyon üzerinde doğrudan olumlu etki yaptığını ve ilaç tedavisinin doktor önerisi olmadan bırakılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Gündüz, kalp sağlığının korunmasının tek bir önlemle değil, uzun vadeli bir yaşam disipliniyle mümkün olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi-riskler-erken-yasta-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi-riskler-erken-yasta-basliyor.webp" type="image/jpeg" length="85348"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınlarda kalp krizinde ölüm riski daha yüksek]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/kadinlarda-kalp-krizinde-olum-riski-daha-yuksek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/kadinlarda-kalp-krizinde-olum-riski-daha-yuksek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp hastalıkları kadınlar ve erkeklerde aynı şekilde ilerlemiyor, özellikle ölüm açısından fark belirginleşiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp hastalıkları kadınlar ve erkeklerde aynı şekilde ilerlemiyor, özellikle ölüm açısından fark belirginleşiyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, erkeklerde daha sık görülse de kalp hastalıklarında ölüm oranı kadınlarda daha yüksek olduğunu belirterek, kadınlarda bu durumun menopoz sonrası arttığını söyledi.</p>

<p>Kalp hastalıkları hem dünyada hem de Türkiye'de en yaygın ölüm nedeni. Kalp ve damar hastalıkları; koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık ve romatizmal kalp hastalığı gibi kalp ve kan damarlarını etkileyen bir grup rahatsızlığı kapsıyor. Bu hastalıklara bağlı ölümlerin beşte dördünden fazlası kalp krizi ve inme nedeniyle oluyor, ölümlerin üçte biri ise 70 yaşın altındaki kişilerde gerçekleşiyor.</p>

<p><strong>BELİRTİLER FARKLI ŞEKİLLERDE ORTAYA ÇIKABİLİYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalbin verebileceği sinyalleri anlamak için ona kulak verilmesi gerektiğini dile getiren Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, 'Kalbi bir eve benzetiyorum. Nasıl ki bir evde su tesisatı, elektrik sistemi, duvarlar ve kapılar bir bütün halinde çalışıyorsa, kalp de benzer şekilde farklı yapılardan ve sistemlerden oluşuyor. Bu sistemlerde ortaya çıkan bir sorun, kendini farklı şikayetlerle gösterir. Bu nedenle hastanın şikayetlerinin türü ve sahip olduğu risk faktörleri, hangi 'tesisata' odaklanmamız gerektiğini anlatır. Muayene sırasında da bu doğrultuda değerlendirme yaparak sorunun kaynağını belirleriz. Bu nedenle kalbi etkileyebilecek pek çok neden olsa da en sık karşılaşılan belirtiler; kola, çeneye veya sırta yayılabilen baskı ya da yanma tarzında göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve terleme şeklinde sıralanabilir. Burada önemli olan daralan damara zamanında müdahale edebilmek. Bunun için de stent takılabilir, balon işlemi veya bypass uygulanabilir. Bu operasyonlar zamanında yapıldığında kalp rahatsızlığının etkilerini büyük ölçüde azaltabiliriz. Ancak hasta belirtileri göz ardı edip sağlık merkezine geç başvurursa her türlü önleme rağmen hayatına kalp yetmezliği ile devam etmek zorunda kalabilir' diye konuştu.</p>

<p>Kalp sağlığı için tütün ürünlerinin kesinlikle bırakılması gerektiğinin altını çizen Alagiç, 'Ayrıca özel durumu olan hastalar hariç haftanın en az 5 günü en az yarım saat egzersiz yapılmalı. Günlük tuz tüketimi Türk mutfağında bu miktar 18 grama kadar çıkabilse de 5 gramı geçmemeli. Balık tüketimi omega-3 açısından zengin somon, uskumru ve sardalya gibi türlerle haftada en az 1 olmalı, kırmızı et mümkün olduğunca azaltılmalı ve haftada en fazla 350-500 gram tüketilmeli. Günde 30 gram çiğ kuruyemiş, en az 200 gram meyve ve en az 200 gram sebze tüketimi gibi küçük değişikliklerle kalbi korumak mümkün' dedi.</p>

<p><strong>KALP KONTROLLERİNE BAŞLAMA YAŞI GİDEREK DÜŞÜYOR</strong></p>

<p>Kalp sağlığının takipçisi olmak için neler yapılması gerektiğine de değinen Alagiç, sağlık merkezine başvurulduğunda hastanın hikayesini dinleyerek skorlama yöntemiyle değerlendirme yapıldığını, gerekli görüldüğünde EKO, kontrastlı sanal anjiyo veya efor testi gibi görüntüleme tetkiklerine başvurulduğunu söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/kadinlarda-kalp-krizinde-olum-riski-daha-yuksek</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 14:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/kadinlarda-kalp-krizinde-olum-riski-daha-yuksek.webp" type="image/jpeg" length="36212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimliği Yönetmeliği'nde önemli değişiklik... Online muayene dönemi!]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, bugün yayımlanan Resmî Gazete ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yaptı; uzaktan sağlık hizmeti, şiddet durumlarında işlem prosedürleri ve aile hekimliği sözleşmelerinde yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, bugün yayımlanan Resmî Gazete ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yaptı.</p>

<p>Yönetmelikte yapılan düzenlemelerle, aile hekimliği uygulamasında hem hizmet sunumu hem de sözleşme ve yerleştirme süreçleri güncellendi.</p>

<p>Buna göre yönetmeliğe eklenen önemli değişiklikler arasında, aile hekimlerinin <strong>evde ve uzaktan sağlık hizmeti sunabilmesi, </strong>vekalet veya görevlendirme durumunda birimin tüm işlemlerini yapabilmesi yer alırken, sağlık hizmeti sırasında yaşanan şiddet olaylarında, şiddet uygulayan kişilerin aile hekiminden farklı aile sağlığı merkezine yönlendirilmesi düzenlendi.</p>

<p>Sözleşmeli aile hekimliği ve aile sağlığı çalışanlarına ilişkin hükümler de güncellendi.</p>

<p>Bedelli askerlik yapan ve ücretsiz izne ayrılan aile hekimlerine sözleşme önceliği sağlanırken, münhal pozisyonlara Devlet hizmeti yükümlülüğü kurasıyla atama yapılabilecek.</p>

<p>Yönetmelikte ayrıca, aile sağlığı merkezlerinde kullanılan tıbbi cihaz ve malzemelerle ilgili yükümlülükler netleştirildi; teknik ve tıbbi cihazların, bilgisayar ve yazılımın esas olarak aile hekimleri tarafından temin edilmesi kararlaştırıldı. Ortak kullanım alanlarındaki malzemelerin devredilemeyeceği ve kullanımının engellenemeyeceği hükme bağlandı. Bunlara ek olarak, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının hizmet sundukları tüm verilerin Bakanlıkça belirlenen sistemler dışında kayıt edilemeyeceği, uyum eğitiminin en geç 3 ay içinde tamamlanacağı ve güvenlik kamera sistemi standartlarının uygulanacağı düzenlemeleri getirildi.</p>

<p>Yönetmelikteki değişiklikler, aile hekimliği birimlerinde 1 Eylül 2026 tarihine kadar uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu yönetmelik değişikliğinin detaylarına ulaşmak için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260409-6.htm" rel="nofollow"><strong>tıklayabilirsiniz</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/aile-hekimligi-yonetmeliginde-onemli-degisiklik-online-muayene-donemi.webp" type="image/jpeg" length="58245"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel sağlığını korumak için yapılması gerekenler]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç.Dr.Ahmet İnanır, bel ağrılarının nedenlerini ve korunma yollarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doç.Dr.Ahmet İnanır, bel ağrılarının nedenlerini ve korunma yollarını açıkladı. Ağrının bir belirti olduğunu, asıl tedavinin nedenini ortadan kaldırmak olduğunu belirten Doç. Dr. İnanır, fazla kilo, yanlış duruş ve stresin bel sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p><strong> </strong>İnsanların çoğu hayatının herhangi bir döneminde mutlak surette bir defa da olsa bel ağrısı yaşar.</p>

<p>Peki bel sağlığını korumak ve gelecek yıllarda gelişebilecek bel ağrılarından kurtulmak için yapılabileceklerle ilgili Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç.Dr.Ahmet İnanır önemli bilgiler verdi.</p>

<p><strong>BEL AĞRILARI NEDEN OLUR ?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağrı bir bulgudur. Hastalık değildir. Tedavi edilmesi gereken şey de ağrı değil; ağrının asıl nedeni olan hastalığın ortadan kaldırılması veya arızanın tamir edilmesidir.</p>

<p>6 haftadan kısa süreli var olan ağrılara Akut Bel Ağrısı denir. Belirli bir aktivite veya travma sonrası gelişebileceği gibi, travmasızda olabilir. Genellikle ağrı, kendiliğinden azalır veya tamamen geçebilir. Bir defa ciddi bel ağrısı yaşayan insanların yaklaşık yüzde 30'u tekrar bir atak geçirebilir. Ancak kontrol ve bakım altında olur ise bu tekrarlama riski en aza indirilebilir. Üç aydan uzun süreli varlığını devam ettiren bel ağrılarına ise Kronik Bel Ağrısı adı verilmektedir. Var olan doku bozukluğu, ortamdaki sinir uçlarını etkileyerek ağrı ortaya çıkarır. En çok gördüğümüz şey ise akut ağrı döneminde kolayca halledebileceğimiz hastalıkların ehil olmayan ellerdeoyalanarak kronik hale gelmesidir.</p>

<p><img height="999" src="https://www.igfhaber.com/static/2025/02/17/doc-dr-ahmet-inanir-1739796835-416-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>BEL AĞRILARINI TETİKLEYEN SEBEPLER NELERDİR ?</strong></p>

<p>Gerçek bir tedavi yapabilmek için gerçek ağrı kaynakları ciddi bir uzman hekim muayenesi ve tetkiklerle araştırılmalıdır. Fazla kilolu olmak, fıtık yapacak kadar veya bel yapılarını zorlayacak kadar ağır kaldırma, eğilerek çalışıyor olmak, uzun süreli oturmak veya otururken öne eğilerek iş yapmak veya durmak veya aynı pozisyonda uzun süre kalmak, stresli dönemlerin uzun sürmesi, çok doğum yapmak, ev işlerini uygunsuz pozisyonda ve uzun süre yani ara vermeden yapmak, cinsel yaşamda beli korumamak bel sorunları yaşamaya neden olmaktadır.</p>

<p><strong>BEL AĞRILARINDAN KORUNMAK VE BEL SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?</strong></p>

<p>En önemli olan şeyi kaçırmaktayız. Asıl olan belde ağrı çıkmadan tedbir almaktır.</p>

<p>Bel ağrısı oluşumuna neden olacak şeyler belli olduğuna göre işe bunlara riayet etmekle başlamak mecburiyetindeyiz. Gerekli bakımları yapılmayan araba bizi yolda bırakcağı gibi gerekli bakımları ve korumaları yapılmayan bel de bir gün bize bu acıyı yaşatacaktır. Öncelikli olarak kesinlikle obezite yani fazla kilo fıtığın veya bel ağrılarının en önde gelen nedenlerindendir. Kilo almadan yaşamayı bir hayat tarzı haline getirmeye mecburuz.Bel ağrısı yaşadığımız zaman ne yapacağız sorusu akla gelmektedir.</p>

<p>Öncelikli olarak bu konuda gerçekten tecrübeli olan uzman bir doktora başvurmalı; geçiştirici işlemlerle arızayı kronik hale getirmekten kaçınmalıdır. Altta yatan neden bir tümör, çok ciddi bir fıtık, omur kırığı veya bel kayması da olabileceği için konuyu iyi bilmeyen insanların öneri veya tedavi adı altındaki uygulamaları ile zaman kaybedilmemelidir. Genellikle hastaların ağrılarının geçmesi altta yatan nedenin ortadan kalkmış olduğu şeklinde algılanıp rahat davranılmakta ve kolayca çözülebilecek bir hastalık daha zor çözülür veya çözümsüz hale gelebilmektedir.</p>

<p>Şu bir gerçektir ki, bel ağrısı yeteri kadar önemsenmemektedir. Başımıza çok ciddi sorunlar açabileceğinin bilincinde olunamamaktadır. İnsanlarımız ağrısız yaşatmak ve bel fıtığı gelişmesini önceden engellemek imkan dahilindedir.</p>

<p>Sorunun altında yatan nedenin kesin ortadan kaldırılmasına değil de ağrının ortadan kaldırılmasına yönelinmektedir. Bu ciddi bir hatadır ve hastalarımızı ileri de başına çok büyük sorunlar açabilecek hale getirmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/bel-sagligini-korumak-icin-yapilmasi-gerekenler.webp" type="image/jpeg" length="75650"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı yaşam hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/saglikli-yasam-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/saglikli-yasam-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında düzenlenen toplantıda uzmanlar, kanserin büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekerek erken teşhis, sağlıklı yaşam ve düzenli taramaların hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası dolayısıyla bir basın toplantısı düzenledi. Dernek binasında gerçekleştirilen toplantıda uzmanlar ve katılımcılar, kanserle mücadelede farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Toplantıda konuşan Burak Duruman, dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişiye kanser tanısı konulduğunu ve 9,7 milyon kişinin bu hastalık nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Kanserin yalnızca tedavi edilmesi gereken bir hastalık olmadığını ifade eden Duruman, 'Bilimsel veriler, kanserlerin yaklaşık yüzde 90'ının çevresel ve yaşam tarzı faktörleriyle ilişkili olduğunu gösteriyor. Vakaların yüzde 30-50'si ise sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla önlenebilir' dedi.</p>

<p>Duruman, erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını vurgulayarak, dernek tarafından sunulan ücretsiz tarama hizmetlerinden vatandaşların yararlanması çağrısında bulundu.</p>

<p>Onkoloji Uzmanı Esat Namal ise kanserden korunmada yaşam tarzının belirleyici rolüne dikkat çekti. Sigara kullanımından uzak durulması, dengeli beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolünün önemine değinen Namal, obezitenin önemli bir risk faktörü haline geldiğini söyledi. Namal, 'Kanser erken evrede tespit edildiğinde tamamen tedavi edilebilir. Bu nedenle düzenli taramalar ihmal edilmemeli' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Psikoonkolog Ceren Camadan, kanserin yalnızca fiziksel değil, psikolojik boyutunun da bulunduğunu belirterek, taramaların 'kötü sonuç çıkabilir' kaygısıyla ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Camadan, 'Erken teşhis bir seçenek değil, yaşam fırsatıdır' dedi.</p>

<p>Diyetisyen Yasemin Güzel ise sağlıklı beslenmenin hem kanserden korunmada hem de tedavi sürecinde önemli bir rol oynadığını ifade etti. Lif ve antioksidan açısından zengin, dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Güzel, 'Mucize bir besin yok; önemli olan sürdürülebilir ve bilimsel bir beslenme düzenidir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıya katılan sanatçı Betül Demir de erken teşhisin önemine vurgu yaparak, 'Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız' sözleriyle toplumsal farkındalık çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/saglikli-yasam-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/saglikli-yasam-hayat-kurtariyor.webp" type="image/jpeg" length="22683"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baharın habercisi... Alerjik Konjonktivit]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/baharin-habercisi-alerjik-konjonktivit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/baharin-habercisi-alerjik-konjonktivit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Mitat Altuğ, bahar aylarının gelmesiyle birlikte artış gösteren göz alerjileri ve korunma yöntemleri hakkında kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi doktorlarından Op. Dr. Mitat Altuğ, bahar aylarının gelmesiyle birlikte artış gösteren göz alerjileri ve korunma yöntemleri hakkında kritik uyarılarda bulundu. Özellikle polenlerin yanı sıra güneş ışınları ve havuz klorunun da tetikleyici olduğunu belirten Altuğ, en sık rastlanan tablonun 'Alerjik Konjonktivit' olduğunu vurgulayarak her 100 kişiden yaklaşık 30'u mevsimsel göz alerjisi problemi yaşıyor.</p>

<p>Göz kapaklarının iç kısmını ve gözün beyazını örten zar tabakasının iltihaplanmasıyla ortaya çıkan bu hastalık; <strong>kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve ışık hassasiyeti</strong> ile kendini gösteriyor.</p>

<p>Dr. Altuğ, bahar aylarında özellikle iki tip konjonktivite dikkat çekiyor:</p>

<p><strong>İşte Op. Dr. Mitat Altuğ'un açıklamaları ışığında bahar alerjisi ve göz sağlığına dair merak edilenler </strong></p>

<p><strong>MEVSİMSEL ALERJİK KONJONKTİVİT</strong></p>

<p>Dr. Altuğ, temel nedenin havadaki polenler olduğunu belirterek; özellikle Türkiye'de Nisan ve Temmuz ayları arasında yoğunlaşan çayır otu polenlerinin ana tetikleyici rol oynadığını vurguladı. Belirtiler arasında göz kapaklarında şişlik, yanma ve sulanma görüldüğünü ifade eden Altuğ, bu durumun genellikle görme yetisini etkilemediğini ancak sıklıkla hapşırma ve burun akıntısı (saman nezlesi) gibi şikâyetlerin tabloya eşlik ettiğini kaydetti. Ayrıca; tüm vakaların yaklaşık yarısını oluşturan bu tür, genellikle çocuklarda görülüyor bilgisini ekledi.</p>

<p><strong>VERNAL (BAHAR) KERATOKONJONKTİVİTİ ERKEK ÇOCUKLARINDA SIK RASTLANIYOR</strong></p>

<p>Dr. Altuğ, özellikle daha ciddi bir tablo çizen Vernal (Bahar) Keratokonjonktiviti konusunda ise şu uyarılarda bulundu: 'Çocukluk döneminde başlayıp 20'li yaşlara kadar devam edebilen bu tür, ergenlik öncesi dönemdeki erkek çocuklarda kızlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir. Sadece kaşıntı ve yanma ile sınırlı kalmayan bu rahatsızlık, ağır vakalarda kornea (saydam tabaka) tutulumuna yol açarak görme azlığına neden olabilmektedir. Ayrıca hastalarımızın gözlerini şiddetli şekilde ovuşturması, zamanla yapısal ve ilerleyici bir kornea hastalığı olan Keratokonus gelişme riskini de ciddi oranda artırmaktadır.'</p>

<p><img height="794" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/02/whatsapp-image-2026-04-02-at-13-10-42-1775124853-447-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>ALERJİDEN KORUNMAK İÇİN 10 ALTIN KURAL</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Op. Dr. Mitat Altuğ, şikâyetleri minimalize etmek için şu önlemleri sıralıyor:</p>

<ul>
 <li><strong>Saat Aralığına Dikkat:</strong> Güneşin en dik geldiği 10.00 - 17.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın.</li>
 <li><strong>Aksesuar Kullanın:</strong> Dışarıda mutlaka güneş gözlüğü, şapka veya şemsiye kullanın.</li>
 <li><strong>Hava Filtresi:</strong> Klimalardan uzak durun; kullanılacaksa polen filtreli olanları tercih edin.</li>
 <li><strong>İzolasyon:</strong> Polen mevsiminde ev ve araba camlarını kapalı tutun.</li>
 <li><strong>Temiz Hava:</strong> Sigara dumanından ve havasız ortamlardan kaçının.</li>
 <li><strong>Ev Dekorasyonu:</strong> Toz tutan halı ve kilim gibi eşyaları evinizden uzaklaştırın.</li>
 <li><strong>Asla Ovuşturmayın:</strong> Gözlerinizi kaşımaktan kaçının (kornea hasarı riski)</li>
 <li><strong>Soğuk Uygulama:</strong> Gözlere soğuk kompres yapmak inflamasyonu azaltır.</li>
 <li><strong>Suni Gözyaşı:</strong> Doktor önerisiyle suni gözyaşı damlalarını soğuk olarak damlatın.</li>
 <li><strong>Lens Molası:</strong> Alerji dönemlerinde kontakt lens kullanımına ara verin.</li>
</ul>

<p><strong>'KORTİZONLU DAMLALARA DİKKAT!'</strong></p>

<p>Önlemlerin yetersiz kaldığı durumlarda mutlaka bir göz hekimine başvurulması gerektiğini belirten Dr. Altuğ, tedavi süreciyle ilgili önemli bir uyarıda bulundu:</p>

<p>'Hekim kontrolünde antihistaminik veya gerekli hallerde kortizonlu damlalar kullanılabilir. Ancak kontrolsüz ve uzun süreli kortizon kullanımı, geri dönüşü olmayan görme kayıplarına, göz tansiyonuna (glokom) ve katarakta yol açabilir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/baharin-habercisi-alerjik-konjonktivit</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/baharin-habercisi-alerjik-konjonktivit.webp" type="image/jpeg" length="83920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul Maltepe'de kadınlara 'HPV Farkındalık Eğitimi']]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/istanbul-maltepede-kadinlara-hpv-farkindalik-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/istanbul-maltepede-kadinlara-hpv-farkindalik-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Begüm Kırık, Maltepe Belediyesi tarafından düzenlenen HPV ve Kadın Sağlığında Farkındalık Eğitimi'nde kadınlara yönelik HPV'yle mücadele yollarını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Maltepe Belediyesi'nce kadınlara, 'Bilinçli Korunma Güçlü Kadın' sloganıyla 'HPV ve Kadın Sağlığında Farkındalık Eğitimi' düzenlendi. Fındıklı Kadın Danışma ve Sosyal Yaşam Merkezi'ndeki eğitime Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Begüm Kırık konuşmacı olarak katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınlarda yaygın olarak görülen rahim ağzı kanserinde erken teşhisin öneminin büyük olduğunu belirten Kırık, HPV'ye karşı aşılamanın, çok ciddi oranda HPV'ye bağlı gelişen lezyon ve kanserlerin sıklığını azalttığını söyledi.</p>

<p>Eğitim, Kırık'ın katılımcıların sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/istanbul-maltepede-kadinlara-hpv-farkindalik-egitimi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/istanbul-maltepede-kadinlara-hpv-farkindalik-egitimi.webp" type="image/jpeg" length="96482"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserle mücadelede 72 ilaç daha geri ödeme listesinde]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/kanserle-mucadelede-72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/kanserle-mucadelede-72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası kapsamında, kanser ve diğer hastalıklarla mücadelede kullanılan 72 ilacın geri ödeme listesine dahil edildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası vesilesiyle önemli bir adım attıklarını duyurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kanser ve diğer hastalıklarla mücadelede kullanılan ilaçlara ve tedavi yöntemlerine erişimin kolaylaştırılması amacıyla geri ödeme listesinin kapsamı genişletildi.</p>

<p>Bakan Işıkhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Kanser başta olmak üzere birçok hastalıkla mücadelede kullanılan ilaçlara erişimi kolaylaştırıyoruz' diyerek, hastaların tedavi süreçlerini desteklemek adına önemli bir yeniliği duyurdu.</p>

<p><img height="907" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/01/hezitohasaan-jv-1775038985-953-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>SGK aracılığıyla yapılan düzenleme ile 69'u yerli üretim olmak üzere toplamda 72 ilacın geri ödeme listesine dahil edildiğini belirten Bakan Işıkhan, bu adımın, tedavi sürecinde olan hastalar için önemli bir gelişme olduğunu vurgulayarak, hastalara şifa olmasını diledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/kanserle-mucadelede-72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/04/kanserle-mucadelede-72-ilac-daha-geri-odeme-listesinde.webp" type="image/jpeg" length="98849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABB'nin 'HPV Aşı Uygulaması'nda yeni dönem]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/abbnin-hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/abbnin-hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin birçok yerel yönetime örnek projelerinden 'HPV Aşı Uygulaması'nda yeni dönem başvuruları başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, birçok yerel yönetime örnek olan <strong>'HPV Aşı Uygulaması'</strong>nı bu yıl da sürdürüyor.</p>

<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Gazi Üniversitesi iş birliğiyle yürüttüğü proje ile Başkentlilerin koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) karşı toplumun korunmasını amaçlayan uygulama, yerel yönetim düzeyinde hayata geçirilen örnek halk sağlığı projeleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>BUGÜNE KADAR TAM 5 BİN HPV AŞISI BAŞKENTLİLERLE BULUŞTU</strong></p>

<p>ABB, 2024 yılının Ekim ayında başlayan uygulama kapsamında; bugüne kadar 5 bin doz aşıyla Başkentli kadınların hayatına dokundu. Proje çerçevesinde ayrıca 0-15 yaş arası kız çocuklarına 617 doz aşı uygulaması gerçekleştirildi.</p>

<p>Proje kapsamında uygulanan 9'lu HPV aşısı; HPV'nin 9 farklı alt tipine karşı koruma sağlayarak rahim ağzı kanseri ve ilişkili hastalıkların önlenmesinde yüksek etkinlik sunuyor.</p>

<p><strong>YENİ BAŞVURU DÖNEMİ BAŞLADI</strong></p>

<p>Uygulamadan; belediyeden sosyal yardım alan 9-30 yaş arasındaki kadınlar ve kız çocukları yararlanabiliyor. 30 Nisan 2026 tarihine kadar başvuruların alınacağı uygulamaya; https://forms.ankara.bel.tr/hpv-asi-uygulamasi adresi üzerinden başvuru yapılabiliyor.</p>

<p><strong>TÜRKİYE'YE ÖRNEK MODEL</strong></p>

<p>Koruyucu sağlık hizmetlerini yaygınlaştırmayı hedefleyen HPV Aşı Uygulaması, yerel yönetimlerin halk sağlığı alanında üstlenebileceği rolü gösteren güçlü bir model olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>'Sağlıkta Eşitlik ve Güvence Programı'</strong> başlığıyla yürütülen proje, KalDer tarafından <strong>'İlham Veren Kamu Yönetimi Proje Ödülü'</strong>ne layık görülerek ulusal ölçekte de örnek uygulamalar arasında gösterildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/abbnin-hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/03/abbnin-hpv-asi-uygulamasinda-yeni-donem.webp" type="image/jpeg" length="66695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[O enfeksiyon göz sağlığını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği Uvea-Behçet Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırım, Toksoplazma Gondii'nin üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve ani görme değişikliklerinde vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği Uvea-Behçet Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte eden Toksoplazma Gondii parazitinin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu açıkladı. Yıldırım, enfeksiyonun kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirterek, ani görme değişikliklerinde acilen göz hekimine başvurmanın önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/25/1774349975-prof-dr-ozlem-y-ld-rm-1774427652-546-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>AZ PİŞMİŞ ET, İYİ YIKANMAMIŞ SEBZE SİZİ GÖZÜNÜZDEN EDEBİLİR</strong></p>

<p>Toksoplazma Gondii paraziti başlıca kedilerde bulunuyor ve dışkı yoluyla toprak, su ve gıdalara bulaşabiliyor. İnsanlar parazitle enfekte etlenmiş çiğ ya da az pişmiş et, yıkanmamış sebze-meyve veya kirli su ile enfekte olabiliyor. Gebelikte ilk kez enfekte olan annelerde ise parazit plasenta yoluyla bebeğe geçebilir; erken dönemde bulaşma riski düşük olsa da ciddi sonuçlara yol açabilir, gebeliğin ileri dönemlerinde ise doğumsal toksoplazmozis gelişebilir.</p>

<p>Bağışıklığı güçlü kişilerde enfeksiyon çoğunlukla belirti vermez; ancak parazit, beyin, retina ve kaslarda doku kistleri oluşturarak uzun süre pusuda kalabilir. Bu kistler aktive olduğunda, retinada geri dönüşümsüz görme kayıplarına yol açabilir. Hastaların çoğu tek gözde ani görme kaybı, bulanıklık, ışık hassasiyeti veya uçuşma şikâyetiyle başvuruyor. Tedavi edilse bile gözde kalıcı nedbe dokusu oluşabilir.</p>

<p>Prof. Dr. Yıldırım, korunma yöntemleri arasında ellerin düzenli yıkanması, etlerin iyi pişirilmesi, sebze ve meyvelerin iyice yıkanması, temiz su kullanımı ve kişisel hijyenin önemine vurgu yaptı. Ayrıca gebelik dönemi taramaları ve gıda güvenliği önlemlerinin hastalığın sıklığını azaltmada kritik rol oynadığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/03/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="13427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserine karşı 'erken teşhis' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.superkanaltv.com/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.superkanaltv.com/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi, Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında vatandaşları düzenli taramaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi, Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, kolon kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kolorektal kanserlerin hem dünyada hem de Türkiye'de en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Mehlepçi, hastalığın erken evrede tespit edilmesi durumunda büyük ölçüde tedavi edilebildiğine dikkat çekti. Türkiye'de kolon kanserinin erkeklerde üçüncü, kadınlarda ise ikinci sırada görüldüğünü ifade eden Mehlepçi, bu durumun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Tarama programlarının önemine değinen Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 50-70 yaş aralığındaki vatandaşlara düzenli kontrol önerildiğini hatırlattı. Gaitada gizli kan testinin (GGK) basit ve ağrısız bir yöntem olduğunu belirten Mehlepçi, bu test sayesinde hastalığın belirti vermeden erken aşamada tespit edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye genelinde taramaların ücretsiz olarak yapıldığını ve hizmetlerin büyük ölçüde Aile Sağlığı Merkezleri aracılığıyla sunulduğunu ifade eden Mehlepçi, vatandaşların herhangi bir şikâyeti olmasa bile aile hekimlerine başvurarak tarama yaptırabileceğini kaydetti. GGK testinin pozitif çıkması durumunda hastaların ileri tetkik için yönlendirildiğini belirten Mehlepçi, kolonoskopi ile kesin tanı konulabildiğini ve gerekli durumlarda poliplerin alınabildiğini aktardı. Erken tanı konulan hastalarda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Öte yandan Mehlepçi, uygulamada bazı aksaklıklar yaşandığını da dile getirerek, özellikle kolonoskopi randevularındaki gecikmelere dikkat çekti. Devlet hastanelerinde yoğunluk nedeniyle randevu sürelerinin uzayabildiğini belirten Mehlepçi, bu durumun tanı sürecini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iGFA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.superkanaltv.com/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://superkanaltvcom.teimg.com/crop/1280x720/superkanaltv-com/uploads/2026/03/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="31675"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
