banner246

6 masada aday kim olacak?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bir dizi temaslar için Bursa’ya geldi. Kanaat Önderleri, Muhtarlar ve STK Buluşmaları Toplantısı'na katıldı. Buradaki toplantının ardından benzer bir toplantıda İnegöl’de gerçekleştirildi. İnegöl’de programda konuşan Kemal Kılıçdaroğlu Cummhurbaşkanının niteliklerini belirleyen bir açıklama yapmak lazım. Cumhurbaşkanının nitelikleri neler olmalıdır? Örneğin devleti tanımalı, ahlaklı birisi olmalı, devlette liyakata önem vermeli gibi tanımlar onu zaten kamuoyuyla paylaştık. Dolayısıyla kim cumhurbaşkanı adayı olmalı hiç tartışmadık bunları. Kamuoyunda tartışılıyor. Ali mi olucak Veli mi olucak şu mu olucak bu mu olucak yok bunlar.

Anketle cumhurbaşkanlığı adaylığı seçilmez. Siz devleti yöneteceksiniz. Devlet akılla, bilgiyle, birikimle ve tecrübeyle yönetilir. Sorun şudur. Cumhurbaşkanı seçildi ertesi gün dedi ki “Ne güzel tek imzayla her şey oluyor. Nerden çıktı bu güçlendirilmiş parlementer sistem?” derse nolur. Bunu da düşünmek zorundayız. Artı, seçimi kazandık cumhurbaşkanı adayı da geldi. Bizim hedeflerimiz var. Örneğin biz şu an hükümet programı yazıyoruz. Hükümet programı üzerinde çalışıyoruz. Altı parti çalışıyor. Altı partinin genel başkan yardımcıları hükümet programını her parti bitirdikten sonra bir araya geleceğiz. Diyorlar ya Cumhurbaşkanı adayını niye belirlemiyorsunuz? Önce ne yapacağımızı kamuoyuna anlatmamız lazım. Biz gelince ne yapacağız? Ekonomide, eğitimde, sanayide, dış politikada, iç politikada ne yapacağız? Önce kendi aramızda anlaşmamız lazım. Bunun altyapısını oluşturuyoruz. Hükümet programı çıkacak ki güçlendirilmiş parlamenter sisteme nasıl geçeceğiz. Hangi takvim içerisinde geçeceğiz? Bunun da şu an çalışması yapılıyor. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra o zaman cumhurbaşkanı adayını belirlenmesine sıra gelir. Sıra cumhurbaşkanı adayının adından soyadından çok daha önemli olan eski sisteme devam mı edeceğiz yoksa bu sistemi değiştireceğiz mi? Sistemi değiştireceksek mesele yok. Biz popstar seçmeyeceğiz. Biz altı liderin bi arada uyum içerisinde çalışabileceği bir ortamı yaratmak istiyoruz. Geldik, birisini seçtik. Güzel, geldi oturdu. Ertesi gün liderlerle kavga ederse ne olur? Olmaz. Biz cumhuriyeti yeniden inşa edeceğiz. Çürüyen kurumları yeniden ayağa kaldıracağız. Devleti bilmeyen, tanımayan ne olduğunu kavrayamayan bir insana nasıl sen cumhurbaşkanlığı yap diyeceğiz? Çok seviliyor olabilir. Ama devlet ayrıdır. Devlet ayrı, siyaset ayrıdır. Devlet liyakat üzerine inşa edilebilir. Siyasette liyakat yoktur. Örnek, devlette şef olacaksınız. Yani en düşük ünvanlı kişi. Şef olmanız için kpss sınavını vereceksiniz. Memur olacaksınız. Aday memur olacaksınız. Bir süre sonra asiliyetiniz onaylanacak asil memur olacaksınız. 4-5 sene çalışacaksınız. Sonra şeflik sınavına gireceksiniz. Şeflik sınavını kazanırsanız şef olacaksınız. Devlete bakın. Peki bakan olmak için? İki şeye ihtiyaç var. İlkokul diploması ve savcılıktan ihya kağıdı. Cumhurbaşkanı olabilmek için ilkokul diploması yerine üniversite mezunu olmanız lazım. Sadece bu kadar. Savcılıktan ihya kağıdı ve üniversite diplomanızı aldığınızda cumhurbaşkanı olmamanız için hiçbir neden yok. Dolayısıyla cumhurbaşkanlığı konusunda her birimizin duyarlı olması lazım. Bugün yaşadığımız birlikteliğin sürekliliğini sağlamamız lazım. Bu çerçevede hareket etmek lazım. Hdp ile görüşmeye gelirsek, biz bütün partilerle görüşen tek partiyiz. Hdp’de dahil. 6.5 milyon oy aldı mı aldı. Bu oyu kim verdi? Dışardan değil bu ülkenin vatandaşları verdiler. Hdp’nin eğer terörle bağlantısı varsa bu devletin savcısı var, bu devletin hakimi var, bu devletin istihbarat örgütleri var. Ben kimin ne yaptığını nerden bileceğim? Biz bilemeyiz. Dolayısıyla bir siyasal partinin dışlanması değil tam tersine Türkiye bağlamında içselleştirilmesi lazım. Hdp’nin dışlanması en çok terör örgütünün işine yarar. Mesela biz pkk lafını kullanmayız. Bizi eleştirirler. “Vay, niçin pkk demiyorsun” diye. Açın Genelkurmay Başkanlığının internet sayfasını asla pkk demez. Pkk demek onların reklamını yapmaktır. Zaten terörü yapmasının adı da kendi adı duyulsun diyedir. Biz bölücü terör örgütü lafını kullanıyoruz. Çünkü, Milli Savunma Bakanlığı da bölücü terör örgütü diyor. Biz devletin geleneğini biliriz. Devletinde ne olduğunu biliriz. Çünkü bu parti devleti kuran bir parti. Bu nedenle bütün söylemlerimizde duyarlıyız. Hdp ayrı bir parti tabi. Biz onları eleştiririz. Yeri gelir onlar bizi eleştirirler. Bize diyorlar yok masanın altında, yok masanın üstünde, yok masanın yanında. Bunların hepsi hikaye. Biz kendimizi biliyoruz. Altı liderde gayet bu konuda samimi olarak çalışıyoruz. Zaten Hdp’de onlar ayrı bir üçüncü bir ittifak olarak kuracaklardı. Kurdular mı kurmadılar mı bilmiyorum. Ama biz eğer Hdp’yi kürtlerin partisi olarak tanımlarsak tek başına çok büyük bir hata yapmış oluruz.   Onu tam tersi Türkiye’nin bir partisi olarak değerlendirmek ve öyle konumlandırmamız gerekir ki bir ayrışma olmasın. Bir bölünme olmasın. Kürt kökenli vatandaşlarımızı belli bir yere itmeyelim. Tam tersi onlar Türkiye Cumhuriyeti’nin saygın insanlarıdır. Gelirler, otururlar ama her zaman söylerim bizim iki kırmızı çizgimiz vardır. Vatanımız ve bayrağımız. Vatanıyla bayrağıyla sorunu olmayan herkesin başımızın üstünde yeri var. Kavga etmeyiz. Hdp’yle, Ak Parti görüştüler değil mi? Düne kadar kızdılar, bağırdılar, çağırdılar ama görüştüler. Görüşebilirler. Niye görüşmesinler? Ben görüştüm diye onun bütün görüşlerini kabul ettim anlamına gelmez ki. Biz Ak Partiyle de görüşüyoruz. Bana sordular görüşelim mi? Dedim otururuz, konuşuruz, tartışırız. Bizim kendi görüşlerimizi söyleriz. Onlar da kendi görüşlerini söylerler. Bu çerçevede olaya bakmak lazım. Değerlendirmek lazım. Dolayısıyla Hdp bir partidir. Hdp’yi, pkkyla özdeşleştiren bir yapı da var, anlayışta var. Şunu bir sefer aklımızın ucundan bile geçirmiyoruz. Hdp sırası geldiğinde bir hafta süreyle TBMM’ni yönetir. Sayın Bahçeli, Hdp’li başkan vekili izin vermeden konuşamaz. Ben konuşamam. İyi Parti konuşamaz. Ak Parti konuşamaz. Çünkü onun izin vermesi lazım. Yani şimdi pkk izin verdi diye mi biz konuşuyor oluyoruz? Çok tehlikeli bir şey bu. Tam tersine onlar gelirler. Grubu var, meclis başkan vekilleri var. Biz el kaldırız söz hakkı isteriz, vermez meclisi ben yönetiyorum, der. Biz sesimizi keseriz söz vermeden konuşmayız. Dolayısıyla demokratik standartları asla göz ardı etmememiz lazım ve demokrasi içinde var olan sorunlarımızı çözmemiz lazım. Elbette ki teröre karşı çıkacağız. Elbette ki terör konusunda duyarlı olacağız. Mesela biz Suriye tezkeresine hayır dedik. Suçlandık. Siz pkknın yanında yer aldığınız için Suriye Tezkeresine hayır dediniz. Hayır Suriye Tezkeresinde milletten gizlenen bir cümle vardı. Terörle mücadele konusunda hükümet gerekirse yurtdışından yabancı askerleri davet edebilir. Şimdi ben İnegöllü kardeşlerime sesleneyim. Yabancı bir askerinin postalının Türkiye’de olmasını isteyen biri el kaldırabilir mi? Yabancı bir asker postalının bu topraklarda ne işi var? Terörle mücadele ise bizim askerimiz yapıyor. Polisimiz yapıyor, şehitlerimiz geliyor. 30-35 yıldır terörle mücadele ediyorlar. Yabancı bir askeri mi davet edeceğiz? Kim bu asker? Sayın Bahçeli’ye sordum. Bu yabancı asker kim de sen bunlara evet dedin. Sayın Erdoğan’a da sordum. Hangi yabancı askeri siz Türkiye’ye davet edeceksiniz? Biz gerçek anlamda milliyetçi bir partiyiz. Altı okumuzdan biri milliyetçilik. Ben yabancı askeri niye kendi ülkeme çağırayım terörle mücadele konusunda. Benim askerim, polisim, 20 yıldır, 30 yıldır, 35 yıldır terörle mücadele ediyor. Dolayısıyla bizim terör konusunda da diğer konularda da görüşümüz çok açık ve çok net. Bizim için dediğimiz gibi vatanımız ve bayrağımız bizim için değerlidir. Onun dışında herkesin görüşü farklı olabilir. Beni görüşüm herkese itibar etmek zorunda değil. Herkesin görüşü farklı olabilir. Biz olaya tümüyle demokratik standartlar içerisinde bakıyoruz. Demokrasi bizim için çok değerlidir.

banner254
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.