NATO, baba katillerinin oluşturduğu birliktir
 Son günlerde yaşanan hava sahası ihlallerine ve Suriye’deki iç savaşa dikkat çeken Kamalak, “Savaş kapımıza geldi dayandı. Durdursanıza ne bekliyorsunuz? NATO’yu bekliyorlar. NATO dediğin baba katillerinin oluşturduğu birlik. NATO uğruna vatan evlatlarını şehit verdik. Osmanlı’yı bunlar yıkmadı mı? Şimdi onlardan medet bekliyorlar” diye konuştu.

Saadet Partisi’nin ülkenin problemlerine çözüm yolu bulacak milli ve yerli milletvekilleri aday tanıtım şölenleri büyük bir heyecan ve coşkuyla devam ediyor. Saadet Partisi Çorum Aday Tanıtım Şöleni, şehrin tiyatro salonunda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programda Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın yanı sıra, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Karaman da yer aldı. İstiklal Marşı ve sinevizyon gösterisiyle başlayan programda sık sık “Saadet gelecek, yüzler gülecek” sloganları atıldı. Genel Başkan Kamalak, yaptığı konuşmasında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Kamalak Yozgat ve Tokat’ta da basın mensuplarıyla bir araya geldi.

13 YIL ÖNCE SANDIK TAŞINMASI GİBİ BİR SORUN VAR MIYDI?

Önümüzdeki seçimlerin önemine dikkat çeken Kamalak, ülkenin ve ümmetin geleceği için gece gündüz çalışılması gerektiğini aktararak, “Dünyada bugün 7 milyar insan var ama cihat ordusunun askerleri Milli Görüşçülerdir. Bir takım kimseler ayrıldı gitti, acırız onlara. Bizim davamız rakamlarla ifade edilemez. 13 yıldır ülkeyi yönetenler ‘Eğer 80 bin oy fazla olsaydı 18 milletvekili daha çıkaracaktık’ diyorlar. Benim 80 binin 18 milletvekiline tekabül ediyor. Önümüzde bir seçim var. Şu günlerde geceyi gündüze katmak suretiyle, ümmetin selameti için, çocuğumuzun geleceği için, mazlum milletlerin derdine deva olabilmek için çalışmalıyız. Meclis’te şuan 4 tane parti var. Bu partiler birlik sağlayıp Türkiye’yi yönetemediler. CHP, millet ile kavgalı. Ak Parti tekrar iktidara gelse ne olur? AKP iktidara geldiğinde ülkenin bir yerine gitme konusunda problem var mıydı? Şimdi ise ‘Sivas’ın doğusuna gidemezsiniz’ diyorlar. Allah aşkına ülkeyi bu duruma ne getirdi? Bunlar iktidara ilk geldiğinde ülkenin herhangi yerinde

seçim sandıklarının taşınması gibi bir problem yoktu” şeklinde konuştu.

KİMİM TERÖRİST OLDUĞU BELLİ DEĞİL

“13 yıl önce can ve mal güvenliğinde sıkıntı yaşanıyor muydu?” diye soran Kamalak, şunları kaydetti: “Bu çözüm sürecini başlattıklarında, Cumhurbaşkanı’na Başbakanlığı döneminde söyledik. ‘Biz bu süreçten endişe ediyoruz. Bu süreç ya Türkiye’yi bölünmeye götürecek ya da büyük çatışmalar çıkacak’ dedik. Medya üzerimize geldi. Sonuçta ne oldu, biz yine haklı çıktık. Yazık ki zaman bizi haklı çıkardı. Her gün üç beş şehit cenazesi birden gelmeye başladı. Bu kanı durduracak olan sizlersiniz. Terörü önlemenin yolu belli. Sen yurtdışındaki teröristleri Habur’da davul zurna ile karşılamadın mı? Bu teröristler kamplarda eğitim veriyor. 13 yıl önce şehirde terörist yoktu, şimdi ise silahlı unsurlar şehirlere indi. KCK mensupları serbest bırakıldı. Şimdi kimin terörist olduğu belli değil. Evinde yatan polislerimiz şehit ediliyor. Köy koruyucularımız teröristlere teslim edildi adeta”

OSMANLI’YI YIKANLARLA İŞ BİRLİĞİ YAPILIYOR

Son günlerde Rus savaş uçakları ile yaşanan sınır ihlalleri konusunun altını çizen Kamalak, daha önce hükümeti Suriye konusunda uyardıklarını belirterek, “Savaş kapımıza geldi dayandı. Durdursanıza ne bekliyorsunuz? NATO’yu bekliyorlar. NATO dediğin baba katillerinin oluşturduğu birlik. Osmanlı’yı bunlar yıkmadı mı? Şimdi onlardan medet bekliyorlar. Türkiye’ye saldırı NATO’ya saldırıymış. Tersini söylemek daha doğru aslında. NATO için vatan evlatlarını şehit verdik. Biz Suriye’deki olaylar başlar başlamaz oraya gittik ve Esad’ı makamında uyardık. Türkiye’de hükümeti uyardık. Başbakanımızı, Dışişleri Bakanı olduğu zaman uyardık. ‘Esadcı’ dediler bize. 300 bin Suriyeli kardeşimiz hayatını kaybetti. Yüzlerce ceset sahillerimize vurdu. 8 milyon Suriyeli yerinden yurdundan oldu. 3 milyon Suriyeli kardeşimiz kendi ülkesini terk etti. Bunların birçoğu Türkiye’de. Bu kardeşlerimiz şehirlerimizde dilenmek zorunda kaldı. Zaman bizleri haklı çıkardı. Bu barışı ancak biz sağlarız. Güneydoğu’da bizden başkası barış ve güvenliği sağlayamaz. Hükümeti bile kurmaktan aciz kalan bu dört parti Türkiye’yi mi idare edecek? Çare Milli Görüş’tür, Saadet Partisi’dir” dedi. 

SAADET ROZETİ TAKAN SAHTE MİLLİ GÖRÜŞÇÜLERE DİKKAT EDİN

SAADET Partisi’nin dünyanın en köklü partisi olduğunu vurgulayan Kamalak, en hayırlı hizmetleri Milli Görüş kadrolarının yaptığını ifade ederek, “Saadet Partisi dünyanın en köklü partisidir. Zaman zaman hainler dallarımızı budadı. Allah’a şükürler olsun ki ulu çınar gibi kökümüz sağlam. Bir takım kişiler yakalarına Saadet Partisi rozeti takıp meydanlarda gezerek, ‘Biz de Saadet Partisi’ndeniz ama oyunuzu şu partiyi verin’ diyecekler. Bu yalanlara aldırmayın. Gerçek Milli Görüşçüler oyunu Saadet Partisi’ne verir. Bu kişiler için Erbakan Hocamız ‘Milli Görüş’ün tek temsilcisi vardır o da Saadet Partisi’dir. Birileri çıkıp da biz de Milli Görüşçüyüz derse palyaçoya benzer’ demiştir” uyarısında bulundu.

KILIÇDAROĞLU SEN KİMDEN KOPYA ÇEKTİN?

CHP’nin Milli Görüş partilerinin yıllar önce TBMM’ye sunduklarını seçim beyannamesine koyduğunu dile getiren Kamalak, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, “Diğer partiler bizden kopya çekti” söylemlerine tepki göstererek,  “CHP diyor ki ‘Biz beyannamemizi hazırladık. Diğer partiler kopya çekti.’ Emeklilere iki maaş ikramiyeyi 26 Şubat 1999 tarihinde biz TBMM’ye sunduk. Sayın Kılıçdaroğlu sen kimden kopya çekiyorsun? ‘Asgari ücret bin 500 TL olsun’ diyor. Biz bunu da daha önce söyledik. AK Parti ise biz söylediğimizde bizi patronlara şikayet etti. Şimdi kendileri bin 300 olacak’ diyorlar. Ne oldu define mi buldunuz?” diye konuştu.

KAMALAK, ÇORUM VE TOKAT’TA ŞEHİT AİLELERİNİ ZİYARET ETTİ

Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Çorum ve Tokat’ta şehit ailelerine taziye ziyaretinde bulundu. Çorum ve Tokat’ta bir takım ziyaretlerde bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Kamalak, geçtiğimiz günlerde görev yaptığı illerde terör örgütü PKK tarafından şehit edilen asker ve polislerimizin ailelerine de taziye ziyaretinde bulundu. Geçtiğimiz günlerde Van’da görev yapan polis memuru Yaşar Uysal, kontrol noktasında ‘dur’ ihtarına uymayan kaçakların çarpması sonucu şehit olmuştu. Kamalak ise, şehit polis Yaşar Uysal’ın memleketi Çorum’da ailesine taziye ziyaretinde bulunarak, başsağlığı diledi. Çorum’daki ziyaretinin ardından Tokat’a geçen Kamalak, Tokat şehit ailelerini de unutmadı. Tokat Turhal şehitleri Uzman Çavuş Yasin Gencer ve Jandarma Uzman Çavuş Ufku Demirel’in de ailelerini ziyaret ederek, taziyelerini iletti. Uzman Çavuş Yasin Gecer, Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde askeri birliğe saldıran teröristler tarafından şehit edilmişti. Jandarma Uzman Çavuş Ufku Demirel ise, Osmaniye’nin Amanos Dağlarında PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşmüştü. Kamalak, her iki şehidimizin ailesine taziye ziyaretinde bulunarak, başsağlığı diledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nu ziyaret etti. 

AKIL BİR İŞİN SONUNU GÖREBİLMEKTİR

SAADET Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Suriye’deki gelişmelere ilişkin, “Türkiye her halükarda barışı tutmak durumunda” dedi. Kamalak, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu’nu ziyaret ederek bir süre görüştü. Belediye binası girişinde hatıra fotoğrafı çektiren Kamalak, bir gazetecinin “Rus uçaklarının hava sahası ihlalini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna şu cevabı verdi: “Bizim için şaşılacak bir şey yok bunda. Biz bunu 4,5 yıl önce söyledik. Suriye’de sadece Suriyeliler yok. ‘72 millet var orada’ dedik. ‘Akıl bir işin sonunu görebilmektir’ dedik. O olayları tabii üzüntüyle karşılıyoruz ama şaşmıyoruz. Allah beterinden korusun. Türkiye her halükarda barışı tutmak durumunda. NATO yardım edecekmiş, falan filan. Türkiye NATO topraklarındaymış. Burada bir savaş çıktığı takdirde savaş bizim binamızda yapılacaktır demektir. Bina derken, bölgemizi kastediyorum.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.